Türkiye tarihinin en sancılı dönemlerinden biri olan 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın üzerindeki etkileri, Adnan Menderes Müzesi’nde düzenlenen bir panelle yeniden hatırlandı. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yapılan toplantıda, bugüne kadar resmi kayıtlara girmeyen baskı hikayeleri bizzat o günleri yaşayanların yakınları tarafından dile getirildi.
Darbe döneminin saklanan yüzü
Dönemin tanıkları, Adnan Menderes’in idam sürecine giden yolda Aydın halkının nasıl bir abluka altına alındığını anlattı. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, darbe yönetimi tarafından köylülerin elindeki tüm silahların tek tek toplandığını vurguladı. Evlerde yapılan aramalarda yatakların arasından bile silah arandığını belirten Demir, bölge halkının Menderes’e destek vermemesi için her türlü psikolojik ve fiziksel baskının kurulduğunu ifade etti.
Tarlalar kurumaya terk edilmiş
Halkın üzerindeki baskı sadece silahların toplanmasıyla sınırlı kalmamış. Köy sakinlerinden Lütfü Küçük, o dönemde insanların evlerinden dışarı çıkmasının dahi yasaklandığını belirtti. Askeri yönetimin Çine çayından geçişlere izin vermemesi nedeniyle çiftçiler tarlalarına ulaşamamış. Bu engelleme sonucunda mahsuller sulanamadığı için pamuk tarlalarının kuruması, bölge ekonomisinde derin yaralar açmış. Panelde konuşan isimler, yıllardır hemşehrilerinin Menderes’e sahip çıkmadığı yönündeki iddiaların, aslında bu ağır baskı ortamından kaynaklandığını savundu.