Mısır'ın uçsuz bucaksız batı çöllerinde yürütülen kazı çalışmaları, dördüncü yüzyıla ait gizemli bir yerleşimin kapılarını araladı. Turizm sektörüne taze kan olması beklenen bu keşif, Bizans döneminin sosyal ve ekonomik yaşamına dair ezber bozan veriler sunuyor.
Tarihin tozlu sayfaları Dakhla Vahası'nda aralanıyor
Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı, ülkenin turizm potansiyelini artıracak stratejik bir hamle olarak gördüğü yeni arkeolojik bulguları kamuoyuyla paylaştı. Dakhla Vahası ve İskenderiye yakınlarındaki Marina el-Alamein bölgesinde gerçekleştirilen kazılar, özellikle Bizans İmparatorluğu dönemine ait kentsel dokunun ne denli gelişmiş olduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu keşiflerin Mısır'ın ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynayacağını belirtiyor.
Mimari deha ve savunma stratejileri
Kazı alanında incelemelerde bulunan Tarihi Eserler Yüksek Konseyi yetkilileri, yerleşimin planlamasındaki titizliğe dikkat çekiyor. Kuzey-güney ve doğu-batı eksenli ızgara planlı sokakların oluşturduğu kamusal alanlar, bölgenin dönemine göre oldukça organize bir yapıya sahip olduğunu kanıtlıyor. Özellikle kalın savunma duvarları ve stratejik noktalara yerleştirilmiş gözetleme kuleleri, şehrin hem dini hem de askeri bir merkez olarak tasarlandığını gösteriyor.
Bazilika ve günlük yaşamın izleri
Arkeolojik ekibin başında bulunan Mahmud Mesud, bölgedeki en dikkat çekici yapının dördüncü yüzyıl ortalarına tarihlenen bazilika kilisesi olduğunu ifade ediyor. Kazılarda sadece dini yapılar değil, aynı zamanda Tisous adındaki bir kilise görevlisine ait konut gibi sivil mimari örnekleri de gün yüzüne çıkarıldı. Ekmek fırınları ve taş öğütme aletleri gibi bulgular, antik kent sakinlerinin gündelik yaşam pratiklerine dair somut kanıtlar sunuyor.
Sikkeler ve yazılı belgeler dönemi aydınlatıyor
Kazıların en heyecan verici bölümlerinden biri ise ele geçirilen numizmatik ve epigrafik eserler oldu. İmparator II. Constantius dönemine ait altın sikkelerin yanı sıra, Hristiyan sembolleri taşıyan bronz paralar, bölgenin ticari ve siyasi bağlantılarını belgeliyor. Ayrıca, üzerinde ticari kayıtların ve günlük yazışmaların yer aldığı yaklaşık 200 adet çömlek parçası, antik dönemdeki bürokratik işleyişin ve sosyal iletişimin ne kadar canlı olduğunu ortaya koyuyor.