Bitlis merkeze bağlı Çeltikli köyünde yaşayanlar, modern makineleri bir kenara bırakıp atalarından kalan yöntemlerle toprağı işlemeye devam ediyor. Köylüler, mayıs ayının gelişiyle beraber tarlalarda bir araya gelerek dayanışma içinde çeltik mesaisine başladı.
Asırlık yöntemler tarlada
Köy sakinleri yaklaşık 100 dönümlük arazide traktör desteği dışında hiçbir teknolojik ekipman kullanmıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla tarlaya giren köylüler, küreklerle su kanallarını ve çeltik havuzlarını tek tek hazırlıyor. İmece ruhunu yaşatan üreticiler, dedelerinden devraldıkları bu kültürü yeni kuşaklara aktarmanın gururunu taşıyor. Eylül ayında gerçekleşecek hasada kadar bu geleneksel sistemle üretim sürecek.
Sağlıklı ürünün özel müşterisi var
Çeltikli köyünde üretilen pirinci diğerlerinden ayıran en önemli özellik nişasta oranının çok düşük olması. Köy muhtarı Ömer Kırşen, tamamen insan gücüyle yetiştirdikleri ürünlerin diyabet hastaları tarafından rahatlıkla tüketilebildiğini söylüyor. Yılda yaklaşık 100 ton pirinç elde eden köylüler, bu özel ürünleri kendi kurdukları düzenle doğrudan müşterilerine ulaştırıyor. Peki, tamamen geleneksel yollarla üretilen bu pirinç sofralara ulaştığında modern tarım ürünlerinden nasıl ayrışıyor?