Bolu'da yaşayan 15 yaşındaki lise öğrencisi Azrasu Soykan, hayatının en zorlu dönemlerinden birini yaşarken keşfettiği sanat tutkusuyla hem kendi yaralarını sardı hem de çevresine ilham kaynağı oldu. Henüz 13 yaşındayken lösemi teşhisi konulan ve aktif bir spor hayatı sürerken aniden hastane odalarına kapanmak zorunda kalan Soykan, yaşadığı tüm fiziksel ve duygusal zorlukları tuvaline yansıttı. Turgut Özal Anadolu Lisesi'nde eğitimine devam eden genç kız, tedavi sürecinde yaşadığı o karanlık günleri, eline aldığı fırçalar ve kalemlerle aydınlatmayı başardı. Hastalığın getirdiği kısıtlamalarla başa çıkmak için sığındığı sanat, onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda hayata tutunma biçimi haline geldi.

Hastanede filizlenen sanat tutkusu
Tedavi sürecinin ilk günlerinde basketbol gibi sevdiği aktivitelerden uzak kalmanın üzüntüsünü yaşayan Soykan, Ankara'ya sevk edildiği dönemde hastalığının ciddiyetini öğrendiğinde büyük bir yıkım yaşadı. Ancak bu zorlu süreçte pes etmek yerine, hastane odasında kendisine yeni bir dünya kurmayı seçti. İlk olarak bir hemşirenin vesilesiyle tanıştığı ebru sanatı ile başlayan bu yolculuk, zamanla karakalem çalışmalarına evrildi. Hastanede geçirdiği uzun ve bunaltıcı saatleri, kağıt üzerine döktüğü çizgilerle anlamlandıran Soykan, özellikle annesine duyduğu sevgiyi ifade etmek için yazdığı şiirleri ve yaptığı resimleri biriktirerek duygularını somutlaştırdı. Yeğeninin dünyaya geleceği haberi ise onun için en büyük motivasyon kaynaklarından biri oldu ve iyileşme sürecinde ona umut aşıladı.

Sergi hayali gerçeğe dönüştü
İlik nakli gibi oldukça ağır ve yıpratıcı süreçlerden geçen Azrasu, hastalığının ileri evrede teşhis edilmiş olmasına rağmen yaşama sevincini hiç kaybetmedi. Hastane odasında biriken eserlerini daha geniş kitlelerle paylaşma fikri, ağabeyiyle yaptığı sohbetler sırasında olgunlaştı. Lösemi Haftası kapsamında, Bolu Kent Meydanı'nda bulunan Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi'nde açılan sergi, genç sanatçının hayallerinin ilk adımını oluşturdu. 2-8 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açılan bu sergi, sadece bir resim koleksiyonu değil, aynı zamanda bir direnme hikayesinin görsel bir kanıtı olarak dikkat çekti. Soykan, bu sergiyle birlikte yaşadığı zorlukları geride bırakıp yeni bir başlangıç yapmanın mutluluğunu yaşadı.

Gelecek planları ve büyük hayal
Tedavisi devam eden ve kalça kemiğindeki erime nedeniyle bacağına platin takılan Soykan, sağlık sorunlarına rağmen sanat üretmeye devam etmekte kararlı. Diz kapağındaki tedavi süreci MR sonuçlarına göre belirlenecek olan genç kız, resim yapmanın kendisi için vazgeçilmez bir tutku olduğunu vurguluyor. Sergideki eserlerini satışa çıkararak hastane masrafları için ailesine katkıda bulunmayı hedefleyen Soykan, aynı zamanda hayata dair umut dolu planlar yapıyor. En büyük hayalinin ise bir Fenerbahçe maçını stadyumda izlemek, imzalı bir forma sahibi olmak ve takım oyuncularıyla bir araya gelmek olduğunu dile getiriyor. Sanatın iyileştirici gücünü bizzat deneyimleyen Azrasu, şimdi hem sağlığına kavuşacağı günleri hem de tribünlerde takımını destekleyeceği o anı sabırsızlıkla bekliyor.



