Konya'nın Güneysınır ilçesinde, Toros Dağları'nın eteklerine uzanan kırsal bir mahallede yaşayan 74 yaşındaki Murat Cebic, tarımsal üretimin modern makinelerle değil, alın teri ve geleneksel yöntemlerle de sürdürülebileceğini kanıtlıyor. İlerleyen yaşına ve kısıtlı imkanlarına rağmen toprağa olan bağlılığından vazgeçmeyen Cebic, iki dönümlük küçük arazisinde yetiştirdiği fasulyelerle kendi rızkını kazanmanın huzurunu yaşıyor. Günümüz tarım teknolojilerinin uzağında, tamamen bilek gücüne dayalı bir yaşam süren yaşlı çiftçi, tarlasındaki tüm işleri beş yıl önce 800 liraya satın aldığı eşeğiyle birlikte yürütüyor.
Teknolojiye inat geleneksel yöntemler
Murat Cebic için tarladaki en büyük destekçisi olan eşeği, sadece bir yük hayvanı değil, aynı zamanda hayatını idame ettirmesini sağlayan en önemli çalışma arkadaşı konumunda. Daha önce kullandığı iki yaşlı eşeğini, bakımlarının daha iyi yapılabilmesi amacıyla bedelsiz olarak başkalarına devrettiğini anlatan Cebic, şimdiki yardımcısıyla kurduğu bağı şu sözlerle ifade ediyor: Bizim dünyamız burası. İki dönüm fasulyem var, onu ekiyorum, biçiyorum. Bu eşek benim elim, ayağım, her şeyim. Tarlayı bununla sürer, yükü bununla taşırım. Motorlu araçların girmediği veya tercih edilmediği bu küçük ölçekli arazide, Cebic'in üretim süreci tamamen geleneksel yöntemlerle işliyor.
Emeğin ve sabrın hikayesi
Üretim faaliyetlerini sürdürürken karşılaştığı zorluklara rağmen çalışmaktan geri durmayan Cebic, günün sonunda tarladan topladığı otları eşeğinin sırtına yükleyerek evinin yolunu tutuyor. Traktör veya modern tarım aletleri kullanmadan, kendi halinde bir yaşam süren Cebic, üretmenin verdiği manevi tatmini önemsiyor. Kendi rızkını topraktan çıkaran yaşlı çiftçi, zorluklara rağmen üretmeden duramayacağını vurguluyor. Cebic'in bu azimli duruşu, çevresindeki diğer üreticiler için de sade yaşamın ve emeğin değerini hatırlatan bir örnek teşkil ediyor.
Toprakla kurulan kadim bağ
Tarımın sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu gösteren Murat Cebic, kısıtlı imkanların bir engel olmadığını da gözler önüne seriyor. İki dönümlük arazisinde fasulye yetiştirerek geçimini sağlayan Cebic, modern dünyanın hızına kapılmadan, kendi temposunda ve doğayla iç içe bir hayat sürdürüyor. Tarladan eve, evden tarlaya uzanan bu döngüde, 74 yaşındaki çiftçi hem toprağını işliyor hem de kadim tarım kültürünün son temsilcilerinden biri olarak varlığını koruyor. Onun bu mütevazı hikayesi, toprağa verilen emeğin karşılığının sadece maddi değil, aynı zamanda huzur dolu bir yaşam olduğunu da kanıtlıyor.