Torba ile yaşama mahkum değiller: Çanakkale'den tıp dünyasında devrim yaratan yöntem

Mesane kanseri hastalarının yaşam kalitesini kökten değiştiren ve dünyada sadece sayılı merkezde uygulanan kalın bağırsaktan yapay mesane operasyonu, Türkiye'de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde başarıyla gerçekleştiriliyor.

Torba ile yaşama mahkum değiller: Çanakkale'den tıp dünyasında devrim yaratan yöntem

Tıp dünyasında uzun yıllardır süregelen mesane kanseri tedavilerinde hastaların en büyük korkusu, ameliyat sonrası ömür boyu vücutlarına bağlı bir torba ile yaşamak zorunda kalmaktı. Ancak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Organ Nakil Merkezi, bu zorunluluğu ortadan kaldıran ve hastaların doğal yollarla yaşamlarına devam etmelerini sağlayan çığır açıcı bir yöntemi başarıyla uyguluyor. Dünyada sadece birkaç merkezde gerçekleştirilen bu özel operasyon, Türkiye'de ise beş yıldır ÇOMÜ bünyesinde Prof. Dr. Cabir Alan ve Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt liderliğindeki ekip tarafından hayata geçiriliyor.

İnce bağırsak yerine kalın bağırsağın kaslı yapısı kullanılıyor

Geleneksel yöntemlerde mesane alındıktan sonra idrar akışını sağlamak için genellikle ince bağırsak segmenti kullanılıyor. Bu yöntem ya idrarın dışarıya bir torba aracılığıyla alınmasını gerektiriyor ya da hastanın ömür boyu sonda kullanmasına neden olan bir yapay mesane oluşturuluyor. ÇOMÜ'deki uzman ekip ise bu durumu değiştirmek için kalın bağırsağın daha kaslı olan sigmoid bölgesini tercih ediyor. Stepler teknolojisinin sunduğu imkanlarla kalın bağırsaktan oluşturulan bu yeni rezervuar, gerçek mesanenin fonksiyonlarını büyük ölçüde taklit edebiliyor. Bu sayede hastalar, kateter veya torba taşıma zorunluluğu olmadan, tamamen doğal yollarla idrarlarını yapabilme konforuna kavuşuyor.

42 hastaya umut olan bilimsel başarı

Prof. Dr. Cabir Alan, ileri evre mesane kanseri teşhisi konulan hastalar için radikal sistektomi yani kanserli mesanenin tamamen alınması işleminin en etkin tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor. Remzi Bilgi isimli 78 yaşındaki hastanın da başarıyla uygulanan bu yöntemle sağlığına kavuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Alan, son beş yılda toplam 42 hastaya bu operasyonu uyguladıklarını ve hepsinden son derece olumlu sonuçlar aldıklarını vurguluyor. Hastaların ameliyat sonrası ikinci haftada taburcu olabildiği bu süreç, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda yükseltiyor.

Literatüre kazandırılan yerli teknik

Doç. Dr. Hasan Anıl Kurt ise bu yöntemin sadece bir ameliyat değil, aynı zamanda bilimsel bir yenilik olduğunu belirtiyor. Elde ettikleri başarılı sonuçları bilimsel kongrelerde sunan ekip, şu anda bu tekniği tıp literatürüne tam kapsamlı bir yayın olarak kazandırma aşamasında. Türkiye'de ilk kez uygulanan ve dünyada da çok az merkezde örneği bulunan bu teknik, üroloji alanında Türkiye'nin uluslararası tıbbi camiaya sunduğu önemli bir katkı olarak öne çıkıyor. Çanakkale'nin Çan ilçesinde yaşayan ve bir yıl önce aynı operasyonu geçiren 66 yaşındaki Ramazan Göksu, yıllarca süren doktor arayışlarının ve torba ile yaşama korkusunun ardından bu yöntemle eski sağlığına kavuştuğunu dile getirerek, operasyonun hayatını nasıl değiştirdiğini gözler önüne seriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız