Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası vesilesiyle yaptığı açıklamada, modern tıbbın en temel prensiplerinden birinin hastalıklara karşı proaktif bir yaklaşım sergilemek olduğunu vurguladı. Toplumun genel sağlık seviyesini yükseltmenin yolunun, bireylerin henüz bir şikayeti yokken sağlık sistemine dahil olmalarından geçtiğini belirten Öztürk, vatandaşlara seslenerek sağlığı korumak için mutlaka hastalanmayı beklememeleri gerektiğini ifade etti. Sağlık hizmetlerinin temelini oluşturan birinci basamak sağlık hizmetlerinin, bireyin sağlık sistemiyle kurduğu ilk ve en kritik temas noktası olduğunu hatırlatan Öztürk, bu alanda yürütülen koruyucu ve önleyici çalışmaların toplum sağlığının güçlendirilmesinde hayati bir role sahip olduğunu belirtti.
Birinci Basamakta Güçlü Sağlık Ağı
Denizli genelinde vatandaşların hastalanmadan önce sağlığını koruyan, geliştiren ve yaşam kalitesini artıran bütüncül bir anlayışla çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Uz. Dr. Berna Öztürk, ildeki sağlık altyapısının geniş bir yelpazede hizmet verdiğini açıkladı. Denizli'de birinci basamak sağlık hizmetlerinin en önemli yapı taşlarını oluşturan Aile Sağlığı Merkezleri, vatandaşların sağlık sistemindeki ilk başvuru noktası olarak hizmet veriyor. İl genelinde 137 Aile Sağlığı Merkezinde 383 Aile Hekimliği Birimi ile vatandaşlara koruyucu sağlık hizmetlerinden çocuk ve gebe izlemlerine, kronik hastalıkların takibinden bağışıklama hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede sağlık hizmeti sunuluyor. 2026 yılı itibarıyla 10 yeni Aile Hekimliği Birimini hizmet ağına dahil ederek Aile Hekimliği Birimi başına düşen nüfusu 2730 seviyesine kadar indirdiklerini belirten Öztürk, bu sayede hizmet kalitesini ve erişilebilirliği artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Aile Sağlığı Merkezlerinin yanı sıra 7 İlçe Sağlık Müdürlüğü ve 12 Toplum Sağlığı Merkezi ile sağlık hizmetlerinin kesintisiz bir şekilde yürütüldüğünü sözlerine ekledi.
Kanserle Mücadelede Erken Teşhisin Gücü
Kanserle mücadelede en önemli adımlardan birinin hastalığın erken dönemde tespit edilmesi olduğunu vurgulayan İl Sağlık Müdürü, bu kapsamda il genelinde yürütülen tarama faaliyetlerine dikkat çekti. Merkezefendi, Pamukkale, Sümer, Acıpayam ve Tavas bölgelerinde bulunan Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ile Mobil Kanser Tarama Tırı sayesinde, ilin en ücra köşelerine kadar kanser taramalarının gerçekleştirildiğini belirtti. Erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine değinen Öztürk, vatandaşların bu taramalara düzenli katılım göstermesinin önemini yineledi. Ayrıca Acıpayam, Tavas, Merkezefendi ve Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezleri ile vatandaşların sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesi ve sağlık risklerinin azaltılması amacıyla profesyonel destek sağlandığını ifade etti. Bu merkezlerde beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, psikososyal destek, çocuk ve ergen sağlığı, kadın ve üreme sağlığı, sigara bırakma danışmanlığı ve kronik hastalıklarla mücadele gibi birçok alanda ücretsiz sağlık hizmetleri sunuluyor.
Sağlıklı Yaşam Bir Tercih Değil Alışkanlık Olmalı
Halk sağlığının korunmasında bireysel sorumlulukların da büyük önem taşıdığını belirten Uz. Dr. Berna Öztürk, vatandaşların günlük yaşam alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması, dengeli ve yeterli beslenme, fiziksel aktivitenin artırılması, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması, aşırı tuz ve şeker tüketiminin azaltılması, kişisel ve çevresel hijyene dikkat edilmesi, Bakanlığın aşılama programına tam riayet edilmesi ve kanser taramalarının zamanında yaptırılması, sağlıklı bir yaşamın temel taşlarını oluşturuyor. 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası'nın toplumda sağlık bilincinin daha da güçlenmesine katkı sağlaması temennisinde bulunan Öztürk, tüm vatandaşları sağlıklarını korumaya, düzenli kontrollerini yaptırmaya, birinci basamak sağlık hizmetlerinden etkin bir şekilde yararlanmaya ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeye davet etti.