Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki organ nakli uzmanları, kritik bir çağrıda bulunuyor. Şehirdeki yüzlerce hasta, uygun organ bulabilmek için her gün yeni bir umutla bekleyişini sürdürüyor. Uzmanlar, hem tıbbi süreçlerin nasıl işlediğini anlatıyor hem de toplumdaki bağış önyargılarını kırmayı hedefliyor.
Trafik kazası ve organ bağışı gerçeği
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ünal Beyazıt, toplumda en çok yanlış bilinen konunun trafik kazaları olduğunu söylüyor. Olay yerinde hayatını kaybeden kişilerden organ alınamadığını belirten Beyazıt, sürecin ancak yoğun bakımda, mekanik cihazlara bağlı ve beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda mümkün olduğunu vurguluyor. Yani organ nakli, fonksiyonunu yitirmiş bir bedenden değil, tıbben geri dönüşü olmayan bir süreçten sonra başlıyor.
Kan grubu ve sonrası
Nefroloji Uzmanı Dr. İdris Oruç, nakil sürecinin alıcı ve verici arasındaki kan grubu uyumuyla başladığını belirtiyor. Doku grubu uyumunun artması başarı oranını yükseltiyor ancak asıl zorluk, kadavra sayısının azlığında yaşanıyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hastadan organ alabilmek için sadece tıbbi şartlar yetmiyor; ailelerin de bu sürece onay vermesi gerekiyor. Şu an sadece bu merkezde 500'e yakın kişi, bir ailenin vereceği "evet" cevabını bekliyor.