Edirne’nin tava ciğerle özdeşleşen Karaağaç acı biberi, Yunanistan sınırındaki topraklarda yeniden hayat buldu. Bölge üreticileri, ata tohumundan yetiştirdikleri biberleri geleneksel yöntemlerle hasat etmek için tarlalara girdi. Çalışanlar, zorlu mesailerini Trakya’nın 9/8'lik oyun havalarıyla neşeli bir hale getiriyor.

Oyun havalarıyla gelen bereket
Yılın ilk hasadı için tarlaya giren işçiler, sabahın erken saatlerinden gün batımına kadar yoğun bir tempo sergiliyor. Toplanan biberler iplere dizildikten sonra gölgede kurumaya bırakılıyor. Edirne Valisi Yunus Sezer ve Belediye Başkanı Filiz Gencan da hasat alanına giderek üreticilere destek verdi. Vali Sezer, biberin sadece bir lezzet değil, korunması gereken tarihi bir değer olduğunu vurguladı.

Artan talep ve üretim süreci
Karaağaç acı biberi, kimyasal gübre kullanılmadan sadece hayvan gübresiyle yetişiyor. Bu doğal üretim süreci, biberin verimini sınırlı tutsa da lezzetini zirveye taşıyor. Artık sadece yerel lokantalarda değil, ulusal market raflarında da kendine yer bulan bu ürün için üreticiler kapasiteyi artırmayı planlıyor. Mevsim şartlarının bu yıl uygun gitmesi, çiftçinin yüzünü güldürürken, biberin Türkiye genelindeki sofralara ulaşması hedefleniyor.





