Türkiye yollarında elektrikli ve hibrit araçların hakimiyeti güçleniyor; çevreci teknolojilere olan ilgi, şarj altyapısının genişlemesi ve yerli otomobil Togg’un başarısıyla tarihi zirvelere ulaştı.
Türkiye otomobil pazarı, son yıllarda yaşanan köklü bir dönüşüme sahne oluyor. Karbon emisyonunu düşürme hedefi, enerji verimliliği arayışı ve sessiz sürüş deneyimi, sürücüleri geleneksel yakıt türlerinden uzaklaştırarak elektrikli ve hibrit modellere yönlendiriyor. Mayıs ayı verileri, bu değişimin hız kazandığını gözler önüne seriyor.
Elektrikli araçlarda büyük sıçrama
Ülke genelinde trafiğe kayıtlı toplam otomobil sayısı 17 milyon 786 bin 370 seviyesine ulaşırken, elektrikli araç sahipliğindeki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Yıllık bazda yüzde 78’lik bir büyüme kaydeden elektrikli otomobil sayısı, 436 bin 474 adede yükseldi. 2015 yılında sadece 565 adet olan bu rakamın, özellikle son iki yılda ivme kazanarak 400 bin barajını aşması, kullanıcı tercihlerindeki değişimi net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu yükselişte, şarj istasyonu ağının genişlemesinin yanı sıra yerli otomobil Togg’un pazardaki güçlü varlığı da belirleyici bir rol oynuyor. Mevcut durumda elektrikli otomobillerin toplam araç parkı içindeki payı yüzde 2,5 seviyesine yerleşti.
Hibrit modellerde pazar payı büyüyor
Sadece tam elektrikli araçlar değil, hibrit teknolojili otomobiller de sürücülerin gözdesi olmaya devam ediyor. 2011 yılında Türkiye yollarında sadece 23 adet hibrit araç bulunurken, bu sayı yıllar içerisinde katlanarak arttı. Mayıs 2026 itibarıyla trafiğe kayıtlı hibrit otomobil sayısı 825 bin 189’a ulaştı.
Hibrit araçların toplam otomobil parkı içerisindeki payı ise geçen yıl yüzde 4 seviyesindeyken, son verilerle birlikte yüzde 4,6’ya yükseldi. Hem elektrikli hem de hibrit araçların toplamdaki bu istikrarlı yükselişi, Türkiye’nin ulaşımda yeşil dönüşüm hedeflerine emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Sektör temsilcileri, şarj altyapısındaki yatırımların sürmesiyle birlikte bu ilginin önümüzdeki dönemde daha da artacağını öngörüyor.