Doğu Anadolu’nun ormanlık alanlarında yürütülen özel çalışmalar, yüksek ekonomik değeriyle bilinen trüf mantarı rezervlerini gün yüzüne çıkardı. Hassas burunlu köpeklerin yardımıyla tespit edilen 22 tonluk devasa kaynak, kısa sürede ülke ekonomisine milyonlarca liralık katma değer sağladı.
Erzurum ve Erzincan sınırları içerisinde yer alan geniş ormanlık araziler, gastronomi dünyasının en kıymetli ürünlerinden biri olan trüf mantarı için yeni bir üretim merkezi haline geldi. Toprağın 5 ile 20 santimetre derinliğinde doğal yollarla yetişen bu "siyah elmas", bölge ekonomisi için de ciddi bir gelir kapısı oluşturdu.
Hassas burunlar sahaya indi
Erzurum Orman Bölge Müdürü Serkan Karakurt, yürütülen envanter çalışmalarının meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Trüf mantarının yerini tespit etmek için özel eğitimli köpeklerden destek aldıklarını ifade eden Karakurt, Horasan, İspir, Aşkale, Çayırlı, Kemah ve Refahiye gibi pek çok noktada toplam 112 bin hektarlık alanda tarama yapıldığını açıkladı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda bölgede yaklaşık 22 tonluk bir trüf rezervi olduğu kayıt altına alındı.
Ekonomiye 30 Milyon liralık destek
2024 yılından itibaren piyasaya arz edilmeye başlanan trüf mantarları, ülke ekonomisine bugüne kadar 30 milyon liralık bir katkı sağladı. Geçtiğimiz yıl kilogram fiyatı 100 ile 150 avro arasında değişen bu değerli ürün, bölge halkı ve orman teşkilatı için yeni bir istihdam ve kazanç alanı yaratmış durumda.
Gelecek için laboratuvar destekli üretim
Doğal kaynakların yanı sıra sürdürülebilir üretim için laboratuvar ortamında da çalışmalar yürütülüyor. Meşe fidanlarının köklerine aşılanan mikorizalarla trüf üretimi yapan ekipler, Erzurum ve Erzincan’da 50 dönümlük bir alanda 2 bin 650 adet özel fidanı toprakla buluşturdu.
Fidanlık kapasitesinde büyük hedef
Orman Fidanlık Müdürlüğü, sadece trüf ile sınırlı kalmayarak bölgenin bitki çeşitliliğini artırmayı hedefliyor. Bu yıl 2,5 milyon fidan üretimi gerçekleştiren müdürlük, önümüzdeki sezon bu rakamı 3 milyona çıkarmayı planlıyor. Ahlat, alıç ve kuşburnu gibi meyve türlerinin yanı sıra lavanta, kekik, adaçayı ve ekinezya gibi tıbbi aromatik bitkilerin üretimine de hız veren ekipler, bölgenin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.