Dirseğinizin dış kısmında oluşan inatçı bir ağrı, sadece yorgunluktan kaynaklanmıyor olabilir. Özellikle el ve bileğini yoğun bir şekilde kullanan kişilerde sıkça rastlanan bu tablo, tendonların yıpranmasıyla kendini gösteriyor. Prof. Dr. İrfan Koca, bu durumu sadece tenisçilerin değil, günlük hayatta sürekli aynı hareketleri yapan herkesin yaşayabileceğini hatırlatıyor.
Ağrının gerçek nedenini bulmak şart
Tedavide ilk hedef, sadece ağrıyı geçirmek değil, dirseğe binen yükü azaltmaktır. Prof. Dr. Koca, kortizon iğnelerinin ilk seçenek olmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Kortizon sadece ağrıyı kısa süreli susturur ancak tendonun iyileşmesini sağlamaz. Fizik tedavi, egzersiz, manuel terapi ve gerektiğinde kök hücre bazlı tedaviler, dokunun tekrar eski sağlığına kavuşması için daha kalıcı çözümler sunuyor.
Eski yaralar ağrıyı tetikleyebilir
Vücudun farklı bölgelerindeki eski ameliyat izleri de dirsek ağrısını dolaylı yoldan etkileyebilir. Skar dokuları, vücudun biyomekaniğini bozarak yük dağılımını dengesizleştirebilir. Tedavi sürecinde bu izlerin ve fasyal gerginliklerin de değerlendirilmesi iyileşmeyi hızlandırıyor. Eğer elinizi kullanırken kavrama güçlüğü çekiyorsanız, bir uzmana görünerek sorunun mekanik köklerini inceletmek, uzun vadede yaşam kalitenizi korumanızı sağlar.