Gümüşhane’de bu yıl etkili olan yoğun yağışlar, yüksek rakımlı yaylaları dev bir çiçek bahçesine dönüştürdü. Doğanın uyanışıyla birlikte yeşilin her tonuna bürünen tepeler, şehir stresinden kaçmak isteyen yürüyüş gruplarını ağırladı.
Doğa yürüyüşü için buluşan 55 kişilik ekip, Torul ilçesindeki Yücebelen köyü çevresinde 11 kilometrelik zorlu bir parkuru tamamladı. 2 bin 100 metre yükseklikteki Minarli Yaylası’ndan başlayan rota, sis bulutları ve asırlık çam ağaçları arasından geçerek bölgenin otantik dokusunu gözler önüne serdi.
Yaylaların sunduğu imkanlar
Katılımcılar, gölet çevresindeki çiçek tarlalarında vakit geçirip temiz dağ havasını soludu. Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç da ekibe eşlik ederek bölgenin turizm potansiyeline dikkat çekti. Kılınç, dijital dünyanın karmaşasından uzaklaşmak isteyen herkesi bu doğal güzellikleri yerinde görmeye davet etti.
Bölgeyi keşfetmek
Gümüşhane, sadece dağlardan ibaret değil; Tomara Şelalesi ve Karaca Mağarası gibi noktalarla devasa bir kültür ve turizm şehri olma yolunda ilerliyor. Birçok ziyaretçi, bölgeyi İsviçre veya İsveç’in doğasına benzetiyor. Eğer sen de hafta sonu için doğayla iç içe, huzurlu bir rota arıyorsan Gümüşhane yaylaları şimdilik en iyi seçeneklerden biri. Peki, bu doğal güzelliklerin korunması için yerel yönetimler daha fazla adım atacak mı? Bunu zaman gösterecek.