Aydın'da 2012 yılından beri haber alınamayan Gülizar Aydın'ın akıbeti, yıllar sonra gelen bir DNA eşleşmesiyle aydınlandı. Eşinin cinayet şüphesiyle tutuklandığı olayda, 14 yıl önce yol kenarında bulunan kimliksiz cesedin sırrı çözüldü.
Söke'de yaşayan ve 2012 yılında sırra kadem basan Gülizar Aydın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın devreye girmesiyle yeniden gündeme geldi. Yıllardır kayıp olarak aranan kadının izini süren özel ekip, 2012 yılında Muğla-Aydın karayolu üzerinde bulunan ve o dönem kimliği tespit edilemeyen parçalanmış bir kadın cesedine odaklandı.
Şüpheli eşin izi sürüldü
Yapılan teknik ve istihbari çalışmalar, Gülizar Aydın'ın eşi Selami Aydın'ın şüpheli hareketlerini ortaya koydu. Eşinin kaybolmasının ardından hiçbir arama girişiminde bulunmayan ve ailesiyle bağlarını kopararak farklı illerde yaşamaya başlayan Selami Aydın'ın, olay tarihinde cesedin bulunduğu bölgede olduğu HTS kayıtları ve baz verileriyle kanıtlandı.
Operasyonla yakalanan Selami Aydın, "eşi kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Oğlundan alınan örnek düğümü çözdü
Soruşturmanın en kritik aşaması ise DNA karşılaştırması oldu. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine, Gülizar Aydın'ın oğlu Burak Zülam'dan alınan örnekler, 14 yıl önce bulunan cesetten alınan dokularla kıyaslandı. İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan çıkan sonuç, anne ve oğul arasında tam eşleşme olduğunu doğruladı.
Bu raporla birlikte, 14 yıldır faili meçhul olarak bekleyen dosya, cinayetin aydınlatılmasıyla kapandı. Gülizar Aydın'ın parçalanmış halde bulunan naaşı, yıllar süren belirsizliğin ardından kimlik kazanmış oldu.