Havadis | Gündem | Mabel Matiz'e yönelik yargı tacizi: 15 örgüt tek ses oldu

Mabel Matiz'e yönelik yargı tacizi: 15 örgüt tek ses oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz’in “Ha Leylim” isimli şarkısı ve klibi hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla resen bir soruşturma başlattı. Türk Ceza Kanunu’nun 226.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz’in “Ha Leylim” isimli şarkısı ve klibi hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla resen bir soruşturma başlattı. Türk Ceza Kanunu’nun 226.

Mabel Matiz'e yönelik yargı tacizi: 15 örgüt tek ses oldu

Sanatın sınırlarının yargı eliyle çizilmesine karşı çıkan 15 sivil toplum kuruluşu, Mabel Matiz hakkında başlatılan yeni soruşturmanın ifade özgürlüğüne yönelik bir baskı aracı olduğunu vurgulayarak kararın geri çekilmesini talep etti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mabel Matiz’in “Ha Leylim” isimli şarkısı ve klibi hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla resen bir soruşturma başlattı. Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesini gerekçe gösteren savcılığın bu hamlesi, aralarında Kaos GL, SPoD ve Pembe Hayat’ın da bulunduğu 15 LGBTİ+ örgütünün sert tepkisiyle karşılaştı.

Yargı tacizi mi, hukuki süreç mi?

Örgütler tarafından yapılan ortak açıklamada, Mabel Matiz’in yakın geçmişte “Perperişan” şarkısı nedeniyle benzer bir suçlamayla karşı karşıya kaldığı ve 2026 yılında beraat ettiği hatırlatıldı. Söz konusu beraat kararına rağmen yeni bir soruşturmanın açılmasını “tesadüf değil, sistematik bir baskı” olarak nitelendiren kurumlar, sanatçının sürekli olarak mahkeme kapılarına çağrılmasının bir yargı tacizine dönüştüğünü savundu.

Sanatın üzerindeki baskı iklimi

Açıklamada, “müstehcenlik” ve “genel ahlak” gibi muğlak kavramların, toplumsal normların dışındaki hayatları ve ifade özgürlüğünü baskılamak için bir kalkan olarak kullanıldığı ifade edildi. Sanatın bir suç mahalli, şarkı sözlerinin ise suç delili olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu belirten örgütler, şu ifadeleri kullandı: “Devlet, sanatçılara sadece makbul gördüğü hayatları anlatmaları için gözdağı veriyor. Ancak aşkın, arzunun ve yaratıcılığın sınırlarını savcılıklar belirleyemez.”

Otosansür tehdidine dikkat çekildi

Soruşturmaların sadece Mabel Matiz’i değil, tüm sanat camiasını hedef alan bir otosansür mekanizması işlevi gördüğüne dikkat çekildi. Sanatsal üretimin, çoğunluğun konfor alanına göre şekillendirilmesinin özgürlükle bağdaşmayacağını savunan örgütler, farklı ve aykırı seslerin korunmasının demokratik bir zorunluluk olduğunun altını çizdi.

“Sanattan elinizi çekin”

Soruşturmanın derhal sonlandırılması çağrısında bulunan 15 örgüt, Mabel Matiz’in yalnız olmadığını vurguladı. Açıklama, “Mabel’in şarkıları, aşk ve arzu suç değildir. Biz hikâyelerimizi anlatmaya devam edeceğiz; sanattan, aşktan ve özgürlükten elinizi çekin” çağrısıyla noktalandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız