Ağrı'da görev yaptığı okulda maruz kaldığı baskı ve mobbing iddialarıyla gündeme gelen genç öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın intiharı sonrası başlatılan soruşturmada, sorumluluğu olduğu öne sürülen okul müdürü hakkında verilen karar kamuoyunda infial yarattı.
Ağrı'nın Hamur ilçesinde 28 yaşındaki sözleşmeli okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın evinde cansız bulunması, eğitim camiasında derin bir üzüntüye neden oldu. Genç öğretmenin ölümü kayıtlara intihar olarak geçerken, yaşanan trajedinin perde arkasında okul yönetimi tarafından uygulanan ağır mobbing iddiaları ortaya çıktı.
Resmi makamlara yaptığı başvurularla yaşadığı baskıları dile getiren ancak sesini duyuramayan Koparan'ın, okul müdürü Melahat İleri ile yaşadığı çatışmalar soruşturmanın ana odağına yerleşti. İddialara göre, genç öğretmenin yardım çığlıklarına kayıtsız kalan Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş de ihmal şüphesiyle eleştirilerin hedefi oldu.
Soruşturmada tartışmalı karar
Olayın ardından yürütülen idari süreçte, okul müdürü Melahat İleri'nin görevden alınarak başka bir okula öğretmen olarak atanması tepkileri beraberinde getirdi. "Tenzili rütbe" olarak adlandırılan bu uygulama, kamuoyunda "cezalandırma değil, ödüllendirme" olarak yorumlandı. Öte yandan, Irmak öğretmenin şikayetlerini görmezden geldiği öne sürülen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş ise açığa alındı.
Liyakat tartışmalarını alevlendiren iddia
Melahat İleri hakkında ortaya atılan bir diğer iddia ise eğitim sistemindeki liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sanatçı Sabahat Akkiraz'ın da dikkat çektiği iddiaya göre, İleri'nin müdürlük görevine mülakatsız ve diplomasız bir şekilde, sadece kişisel bağlantıları sayesinde getirildiği öne sürüldü.
Akkiraz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Eğer bu iddialar gerçekse, gerçek öğretmenler atama beklerken liyakatsiz isimlerin yönetici koltuklarına oturtulması kabul edilemez" diyerek tepkisini dile getirdi. Irmak öğretmenin çalışma arkadaşları ve yakın çevresi, İleri'nin uyguladığı sistematik baskıların genç öğretmeni adım adım çaresizliğe ve ölüme sürüklediğini ifade etmeye devam ediyor.