İsviçre'de bazı ürünleri için raflardan toplatılma kararı alınan Kızılay, söz konusu durumun bir güvenlik probleminden ziyade ülkeler arasındaki teknik mevzuat farklılıklarından kaynaklandığını belirtti.
İsviçre'nin ürün güvenliği platformu Recallswiss üzerinden geçtiğimiz günlerde yapılan duyuru, Kızılay'ın maden suyu ve elma aromalı içeceklerinde yüksek bor değerleri tespit edildiği gerekçesiyle ürünlerin geri çağrılmasına yol açmıştı. İthalatçı firma Akar Swiss AG tarafından başlatılan bu süreç, kamuoyunda soru işaretlerine neden olurken Kızılay yönetimi konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yayınladı.
Mevzuat farklılıkları öne çıktı
Kızılay tarafından yapılan açıklamada, doğal mineralli suların içeriğinin kaynağın yapısına göre değişkenlik gösterdiği hatırlatıldı. Kurum, Türkiye'deki yasal düzenlemelere tam uyum sağlayan ürünlerin, İsviçre'nin kendine has bor limitleri nedeniyle farklı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu savundu. İsviçre'nin uyguladığı 1 mg/L'lik bor üst sınırının, diğer uluslararası otoritelerin belirlediği limitlerden daha düşük olduğuna dikkat çekildi.
Uluslararası standartlara atıf
Açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve ABD Çevre Koruma Ajansı (U.S. EPA) gibi kuruluşların içme suyundaki bor minerali için belirlediği sağlık temelli değerlerin 2,4 mg/L ile 5 mg/L arasında değiştiği vurgulandı. Erzincan kaynağındaki doğal bor seviyesinin 0,8 ile 2,0 mg/L aralığında olduğunu belirten Kızılay, ürünlerinin uluslararası sağlık standartları açısından güvenli olduğunu ve Türkiye'deki ilgili yönetmeliklere uygun üretildiğini ifade etti.
İhracat süreci devam ediyor
Kızılay, İsviçre özelinde yaşanan bu durumun küresel operasyonlarını etkilemediğini belirterek, Avrupa ve dünyanın pek çok noktasına gerçekleştirilen ihracatın kesintisiz sürdüğünü bildirdi. Kurum, söz konusu sürecin resmi makamlar nezdinde yakından takip edildiğini ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığını kamuoyuna duyurdu.