Hatay'ın bereketli topraklarına sahip Altınözü ilçesindeki Atayurdu Mahallesi, yılın bu dönemlerinde alışılagelmişin dışında bir manzaraya ev sahipliği yapıyor. Tarlalardan toplanan binlerce kapya biber, mahalle sakinlerinin ellerinde tek tek ipe dizilerek evlerin balkonlarına, damlarına ve duvarlarına asılıyor. Kavurucu güneşin altında kurumaya bırakılan biberler, mahalleyi uçtan uca kırmızıya boyarken, ortaya çıkan görsel şölen hem yerel halkın hem de bölgeden geçenlerin dikkatini çekiyor. Ancak bu renkli görüntünün ardında, oldukça zahmetli ve sabır gerektiren bir emek süreci yatıyor.
Emek ve sabırla gelen kışlık lezzet
Nisan ayında toprakla buluşturulan biber fideleri, haziran ayından itibaren hasat edilmeye başlanıyor. Mahallede yaşayan Serkan Yıldırım, bu sürecin inceliklerini anlatırken biberlerin sadece acı türlerinin kurutulmaya uygun olduğunu vurguluyor. Tatlı biberlerin asıldığında döküldüğünü belirten Yıldırım, ipe dizme işleminin büyük bir titizlikle yapıldığını ifade ediyor. Her bir ipe tam 90 adet biberin saplandığı bu geleneksel yöntemde, biberlerin kuruması için yaklaşık 25 günlük bir süre gerekiyor. Mahallede yürürken hissedilen yoğun acı kokusu, kurutma işleminin ne kadar etkili olduğunu gözler önüne seriyor.
Ekonomik değer ve geleneksel yöntemler
Atayurdu Mahallesi için biber, sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda temel geçim kaynağı olma özelliğini taşıyor. Geçtiğimiz yıl 400 TL olan bir demet kurutmalık biberin fiyatı, bu yıl 500 TL seviyelerine yükselmiş durumda. Yaklaşık 9 kilogram ağırlığındaki bu demetler, Türkiye'nin dört bir yanına, özellikle Gaziantep, Adana, Bursa ve İstanbul gibi büyük şehirlere gönderiliyor. Sami Yıldırım, mahallenin her köşesinin kırmızıya büründüğü bu dönemde, biberlerin sadece kurutmalık olarak değil, aynı zamanda salça ve toz biber yapımında da kullanıldığını belirtiyor. Damlara serilen biberlerin iki gün gibi kısa bir sürede kurutulup işlenmesi, mahalledeki hareketliliği daha da artırıyor.
Acının lezzetle buluştuğu nokta
Biber üretiminin her aşamasında yer alan Ferit Yıldırım ise bu ürünün lezzetine dikkat çekerek, yiyenlerin vazgeçemediği bir tat olduğunu savunuyor. Biberin acısının oldukça keskin olduğunu ifade eden Yıldırım, bu ürünün sofralara ulaşana kadar geçirdiği aşamaların, emeğin ve sabrın bir yansıması olduğunu dile getiriyor. Kış aylarında yaşanan bereketli yağışların ardından bu yıl hasadın oldukça verimli geçtiğini belirten üreticiler, Türkiye'nin her yerindeki acı severleri bu özel lezzeti tatmaya davet ediyor. Atayurdu Mahallesi'nde her yıl tekrarlanan bu gelenek, hem kültürel bir mirasın yaşatılmasını sağlıyor hem de bölge ekonomisine önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.