Fevzi Karakaya, 79 yaşında. Oğlu Mirza, 1997'de Manisa'da askerlik yaparken şehit düştü. Üzerinden neredeyse üç kuşak geçti ama baba, evlat acısını ilk günkü gibi taşıyor. O sadece bir baba değil; aynı zamanda vatan için can veren üç evladın hikayesinin tanığı.
Oğlunu acemi askerlikte kaybetti
Mirza Karakaya, Manisa Kırkağaç'taki Jandarma Komando Birliği'nde acemi askerdi. Görev sırasında yıkılan bir metruk binanın enkazında başına beton düştü ve şehit oldu. Fevzi Karakaya o günü şöyle anlatıyor: "Gittik, oğlumu gördüm, şehit olmuştu. Büyük oğlum da özel harekat polisiydi. Onunla beraber gittik, oğlumu getirdik, defnettik. Annesi perişan oldu. 20 yaşında delikanlıydı."
Ailede üç şehit var
Fevzi Karakaya'nın acısı tek evlatla sınırlı değil. Ailesinde Hakkari Çukurca'da şehit olan Harun Korkmaz ve Şırnak'ta şehit olan polis memuru Abdülhamit Kaya da var. Karakaya, "Allah hepsine rahmet eylesin. Bunlar vatan için şehit olanlar. Vatan sağ olsun diyoruz ve demek zorundayız" diyor. Ailenin vatan sevgisi nesilden nesile geçmiş durumda. Diğer oğlu da özel harekat polisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk başbakanlık döneminde korumalığını yapmış.
Terörün bitmesi için tek dileği
Karakaya, devletin terörle mücadeledeki son adımlarını destekliyor. "Gidişat güzel, inşallah son bulacaktır. Dağdaki teröristler silahlarını bırakıp inerlerse çok iyi olacak. Ülkemiz bu kamburdan kurtulacaktır" diye konuşuyor. Ona göre bu ülkede yaşayan herkes etle tırnak gibi. "Kürt'ü, Türk'ü, Çerkez'i, Laz'ı hepsi bir arada. Kurtuluş Savaşı'nda beraber canla başla çarpışmış insanlarız" diyerek birlik mesajı veriyor. "Kimse bu ülkede bizim huzurumuzu bozamaz. İnşallah terör biter, bir daha şehitler vermeyiz" sözleri ise hem bir dua hem de bir özlem.