Türkiye'nin köklü finans kuruluşlarından Akbank, ticari bankacılık alanında hizmet anlayışını kökten değiştirecek yeni bir stratejik yapılanmayı hayata geçirdi. Klasik şube bankacılığının sınırlarını aşan ve tüzel müşterilerin değişen, hızlanan ihtiyaçlarına odaklanan Ticari Merkez modeli, bankanın gelecekteki büyüme vizyonunun merkezine yerleşti. İlk adımı ağustos ayında İstanbul'da atılan Avrupa Ticari Merkez ile başlayan bu dönüşüm süreci, sadece bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda müşteri ilişkilerinde yeni bir hizmet standardı oluşturma iddiasını taşıyor.
Uzmanlıkların tek çatı altında buluştuğu yeni dönem
Bu yeni modelin temelinde, farklı uzmanlık alanlarına sahip profesyonellerin aynı çatı altında, ortak bir sinerjiyle çalışması yatıyor. Merkez müdürleri, lider danışmanlar ve müşteri temsilcilerinden oluşan bu özel ekipler, şirketlerin finansal ihtiyaçlarını uçtan uca analiz ederek daha koordineli çözümler üretiyor. Müşterilerin faaliyet gösterdikleri sektörlerin dinamikleri, bölgesel ekonomik koşullar ve uzun vadeli büyüme hedefleri, bu uzman ekipler tarafından bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Böylece banka, sadece bir finansman sağlayıcısı olmanın ötesine geçerek şirketlerin büyüme yolculuğunda stratejik bir iş ortağı konumuna yükseliyor.
Türkiye genelinde 26 merkezle yaygınlaşacak
İstanbul'da başlayan bu dönüşüm, önümüzdeki yıllarda hız kesmeden Türkiye'nin dört bir yanına yayılacak. Akbank, 2027 yılı sonuna kadar Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep, Kayseri ve Samsun gibi ticaretin kalbinin attığı şehirler başta olmak üzere toplam 26 Ticari Merkez açmayı hedefliyor. Bu genişleme stratejisi, bankanın yerel dinamiklere olan hakimiyetini artırırken, tüzel müşterilerin ihtiyaç duydukları finansal desteğe çok daha hızlı ve etkin bir şekilde ulaşmalarını sağlayacak. Bölgesel güç ile kurumsal deneyimin birleştiği bu merkezler, ticari bankacılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Ticaretin hızına uyum sağlayan esnek yapı
Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, değişen dünya ticaretinde hızın ve doğru analizin önemine vurgu yaparak, bu modelin neden bir zorunluluk haline geldiğini şu sözlerle açıklıyor: Ticaretin ölçeği ve hızı büyük bir ivmeyle değişiyor. Bu ortamda tüzel müşterilerimiz işlerini büyütürken; kendilerini, ihtiyaçlarını en doğru şekilde anlayan, sektörlerini bilen, karar süreçlerinde hız kazandıran ve farklı çözümleri bir araya getirebilen güçlü bir bankacılık ortağı bekliyor. Banka olarak Ticari Merkez modelimizi bu ihtiyaçtan hareketle tasarladık. Yeni yapılanmamızla müşterilerimize daha yakın ve daha bütüncül bir hizmet deneyimi sunacağız. Ticari Merkezlerimiz, bilgi birikiminin ve ekip sinerjisinin müşteriye değer olarak yansıdığı yeni bir hizmet modeli olacak. Merkez müdürlerimiz, lider danışmanlarımız ve müşteri temsilcilerimizle birlikte tüzel müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını uçtan uca ele alacak; bölgesel dinamikleri, sektör ihtiyaçlarını ve büyüme hedeflerini birlikte değerlendiren bir çalışma modeliyle ilerleyeceğiz. Bu dönüşümün, hem müşterilerimizin bankacılık deneyimini güçlendireceğine hem de Türkiye'de ticari bankacılıkta yeni bir hizmet standardı oluşturacağına inanıyoruz.