İklim değişikliğiyle mücadelede artık sadece uluslararası anlaşmalar değil, şehirlerin attığı somut adımlar belirleyici oluyor. Bu vizyonla İstanbul’da düzenlenen COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylem Politika Diyaloğu programı, yerel yönetimlerin iklim krizine karşı nasıl birer çözüm merkezi haline gelebileceğini masaya yatırdı. Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekteki başarısının ışığında, Türkiye’nin COP31 sürecindeki stratejik rolü ve belediyelerin bu süreçteki kritik önemi geniş bir katılımcı kitlesiyle değerlendirildi. Toplantıya Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahons, WALD Yönetim Kurulu Başkanı ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, UCLG-MEWA Genel Koordinatörü Yahya İbrahim, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Vali Yardımcısı Oktay Kaya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras gibi önemli isimler katılım sağladı.

Yerel yönetimlerin iklim diplomasisindeki yeni rolü
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, iklim krizinin çözümünün masa başı kararlardan ziyade sahadaki uygulamalarda gizli olduğunu vurguladı. Ağırbaş, iklim krizinin bir toplantı salonunda doğmadığını, kuraklık ve sel gibi felaketlerin doğrudan şehirlerin altyapısını vurduğunu belirterek, bir belediye başkanının bütçesine eklediği küçük bir kalemin bazen uluslararası bir anlaşmadan daha hızlı sonuç verebileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin COP31’e hem ev sahipliği hem de başkanlık yapacak olmasının, Cumhurbaşkanı liderliğinde yürütülen kararlı iklim diplomasisinin bir meyvesi olduğunu ifade eden Ağırbaş, bu sürecin Antalya’da dünyanın önüne konulacak bir Yerel İklim Eylem Çağrısı’na dönüşeceğini belirtti.

Sıfır Atık başarısı küresel bir model haline geldi
Türkiye’nin son dokuz yılda geri kazanım oranını yüzde 13 seviyelerinden yüzde 40’lara yaklaştırması, atık yönetimi konusunda dünyaya örnek teşkil ediyor. Toplamda 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığı bu süreç, Türkiye’nin artık dünyadan reçete bekleyen değil, dünyaya çözüm reçetesi yazan bir ülke konumuna yükseldiğini kanıtlıyor. Sıfır Atık hareketinin başarısının, bir evin uygulayabileceği kadar sade ve 193 ülkenin benimseyebileceği kadar evrensel olmasından kaynaklandığını belirten yetkililer, bu modelin iklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguluyor. Antalya’da düzenlenecek COP31’de, yerelde hazır olan bu projelerin önündeki engellerin kaldırılması ve dünyaya açılması hedefleniyor.

Kapsayıcı dönüşüm ve finansmana erişim stratejileri
Program kapsamında, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki belediyelerin iklim riskleri, politika ihtiyaçları ve finansmana erişim olanakları detaylı bir şekilde ele alınıyor. Muğla ve Gaziantep merkezli bölgesel diyaloglar; kıyı dayanıklılığı, su güvenliği, biyoçeşitlilik, doğa temelli çözümler ve döngüsel ekonomi gibi kritik başlıkları içeriyor. İklim politikasının, enerji faturasını ödemekte zorlanan haneleri veya yurdundan olmuş aileleri dışarıda bırakması durumunda kalıcı olamayacağı gerçeği, toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. Kimseyi geride bırakmayan, kapsayıcı bir kentsel dönüşümün en güçlü dönüşüm olacağını savunan uzmanlar, yerel iklim eylemlerinin desteklenmesi ve şehirler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi için uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesi gerektiği konusunda hemfikir.