Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) temsilcileri, İstanbul'da düzenlenen deprem konferansında bir araya geldi. Türkiye'nin 6 Şubat depremlerindeki saha deneyimini merkeze alan toplantıda, afet anında sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesi için yeni bir yol haritası belirleniyor.

Tecrübe paylaşımı ve yeni dönem
Bakan Memişoğlu, 6 Şubat depremlerinde Türkiye'nin sağlık sisteminin ne kadar dirençli olduğunu kanıtladığını vurguladı. Ülke olarak kazandıkları bilgi birikimini diğer devletlerle paylaştıklarını belirten Memişoğlu, acil durumlarda sağlık hizmetlerinin lojistik ve koordinasyonunun hayat kurtarıcı olduğunu hatırlattı. İstanbul Bildirisi ile 40 ülke, afetlere hazırlık konusunda ortak bir sağlık protokolü üzerinde mutabık kalıyor.

Afetlerde sağlık neden öncelikli
Deprem sonrası en büyük ihtiyacın sağlık hizmetleri olduğunu belirten Memişoğlu, sistemin tek elden ve hızlı yönetilmesinin kritik olduğunu söyledi. Türkiye'nin UMKE ve AFAD gibi ekipleriyle sadece yurt içinde değil, Venezuela gibi ülkelerde yaşanan felaketlerde de aktif rol aldığına dikkat çekti. İstanbul'da imzalanan bu bildiriyle, olası afetlerde sağlık altyapısının çok daha hızlı reaksiyon göstermesi hedefleniyor.
Peki bu gelişme senin için ne anlama geliyor?
Bu konferans, Türkiye'nin afet sonrası sağlık yönetiminde küresel bir referans noktası haline geldiğini gösteriyor. Devletler arası bu iş birliği, ileride yaşanabilecek bir afette sağlık hizmetlerine erişimin daha organize ve hızlı olması adına atılan stratejik bir adım.

Bundan sonra ne olur?
40 ülkenin imzalayacağı İstanbul Bildirisi ile birlikte, afet acil durum yönetiminde standartlar güncellenecek. Sağlık sistemleri, önümüzdeki süreçte bu bildirideki kriterlere göre yeniden yapılandırılacak.