Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Türkiye’nin deprem hafızasını ve zemin risklerini merkeze alan 6. Ulusal Mühendislik Jeolojisi ve Jeoteknik Sempozyumu’na kapılarını açtı. Mühendislik Jeolojisi Derneği’nin 50. kuruluş yıl dönümünde düzenlenen etkinlik, barajlardan tünellere kadar tüm altyapı projelerinde güvenliği ön plana çıkarıyor.
Bilim insanları sahada buluşuyor
Sempozyumda 2-4 Temmuz tarihleri arasında 51 farklı bilimsel çalışma sunuluyor. Akademisyenler ve sektör temsilcileri; heyelan riskleri, yol güzergahları ve yerleşim alanlarının seçimi gibi konularda deneyimlerini paylaşıyor. Uzmanlar, yerkürenin dinamik yapısını göz ardı etmenin büyük felaketlere yol açtığı konusunda uyarıyor.
Doğayı değil yapıları yönetebiliriz
Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Remzi Tuntaş, hiçbir teknolojinin fizik kurallarından üstün olmadığını vurguluyor. Depremleri durdurmanın mümkün olmadığını belirten uzmanlar, mühendislik çözümleriyle yapıların depreme karşı direncini artırmanın tek yol olduğunu hatırlatıyor. Yapay zekanın ise sadece mühendislere destek veren bir araç olduğunu, asla insan tecrübesinin yerini tutamayacağını belirtiyorlar.
Peki bu durum senin hayatını nasıl etkiliyor?
Oturduğun evin veya geçtiğin köprülerin altındaki zeminin karakterini bilmek, Türkiye gibi aktif fay hatlarına sahip bir ülkede hayatta kalmanın anahtarı. Bu sempozyum, daha güvenli şehirler ve daha sağlam yapılar inşa etmek için gereken bilimsel verileri sahaya taşımayı hedefliyor. Bundan sonraki süreçte, jeoteknik verilerin şehir planlamalarına ne kadar yansıtılacağı ise merak konusu.