İstanbul’un farklı noktalarında, özellikle cami çıkışlarında tanıdık bir hareketlilik yaşanıyor. Doğu Türkistan’dan gelen kadim Uygur tebabeti ve sınır uç masajı teknikleri, şehirdeki vatandaşların yeni ilgi odağı haline geldi. Uygulayıcı Abdülkadir Kasgari, binlerce yıllık bu yöntemi meraklılarıyla buluşturuyor.
Kadim yöntemler nasıl uygulanıyor
Uygur tebabeti, sadece masajdan ibaret değil. Beslenme düzeni, bitkisel destekler ve ruhsal dengeyi bir arada ele alan kapsamlı bir sistem. Kasgari, özellikle el ve ayaklardaki yansıma noktalarına odaklanan "Sınır Uç Masajı" ile vücuttaki gerginliği almayı hedefliyor. 2 bin 500 ila 5 bin yıllık bir geçmişe dayanan bu gelenek, özellikle uzun süreli ağrılardan şikayetçi olanlara kısa süreli seanslarla destek oluyor.
Vatandaşlar şaşkınlığını gizleyemiyor
Uygulamayı deneyen vatandaşlar, etkilerin anlık olduğunu belirtiyor. 20 yıldır boyun fıtığı ve kireçlenme ağrısı çeken Ali Kayacı, beş dakikalık bir işlemin ardından hareket kabiliyetinin arttığını söylüyor. Benzer şekilde diz ve kalça ağrısı çeken diğer katılımcılar da kısa süreli rahatlamayı teyit ediyor. Kasgari, bu yöntemin sadece bir bölgeye değil, tüm Türk dünyasına ait bir miras olduğunu vurguluyor. Geleneksel bilgilerin unutulmaması için bu çalışmaları gönüllülük esasıyla sürdürdüğünü ifade ediyor. Peki, bu kadim şifa yöntemleri modern hayatın getirdiği kronik ağrılara kalıcı bir alternatif olabilir mi? Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.