Kadınlarda kalp krizi, filmlerde gördüğümüz gibi göğsü kavrayan şiddetli bir ağrıyla başlamayabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Hatice Bütül Erer, özellikle kadınların bu farklı belirtileri görmezden geldiğini ve tedavide geç kalındığını söylüyor. Peki vücudun verdiği bu sinyalleri nasıl ayırt edeceksiniz? İşte bilmeniz gerekenler.
Erkeklerden farklı bir tablo
Kadınlarda kalp krizi çoğu zaman göğsün ortasında hissedilen baskı ile ortaya çıkmıyor. Uzman Erer, baş dönmesi, mide bulantısı, nefes darlığı, açıklanamayan yorgunluk, sırt veya çene ağrısının da kalp krizinin habercisi olabileceğini belirtiyor. Bu belirtileri stres, yorgunluk ya da mide problemi sanıp geçiştirmek büyük risk. Özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan şikâyetlerde vakit kaybetmeden bir kardiyoloğa görünmek gerekiyor.
Genç kadınlarda risk daha yüksek
Kalp krizi sadece ileri yaşın hastalığı değil. 2026 yılında yayımlanan bir çalışmaya göre, ilk ani kalp krizi sonrası hastane içi ölüm oranı 18-54 yaş arası kadınlarda yüzde 3,1. Bu oran erkeklerde yüzde 2,6. Yani genç kadınlarda kalp krizi sonrası hayatını kaybetme riski daha fazla. Ayrıca yoğun duygusal stres, "kırık kalp sendromu" olarak bilinen ve kalbi gerçekten etkileyen bir tabloyu da tetikleyebiliyor.
Menopoz sonrası dönem kritik
Menopoz sonrası yeni başlayan kalp-damar şikâyetleri ihmal edilmemeli. Uzman Erer, 40'lı yaşlardan itibaren tansiyon, kolesterol, diyabet ve sigara kullanımının birlikte değerlendirilerek kişisel riskin ortaya konması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca gebelikte yaşanan preeklampsi, gebelik diyabeti veya erken doğum öyküsü olan kadınların ilerleyen yaşamlarında kalp hastalıkları açısından daha dikkatli olması gerekiyor. Bu belirtilerin hiçbiri masum değil, vücudunuz size bir şey anlatmaya çalışıyorsa dinleyin.