Havadis | İstanbul | Market alışverişi için harcadığınız o 4 gün aslında cebinizden çıkıyor

Market alışverişi için harcadığınız o 4 gün aslında cebinizden çıkıyor

Haftalık market alışverişi rutinleri, sadece bir zorunluluk değil, yıllık bazda dört tam günü ve binlerce lirayı tüketen gizli bir maliyet kalemine dönüştü. Yeni bir araştırma, tüketicilerin artık sadece hıza değil, zaman ve bütçe yönetimini birleştiren akıllı çözümlere yöneldiğini gözler önüne seriyor.

Haftalık market alışverişi rutinleri, sadece bir zorunluluk değil, yıllık bazda dört tam günü ve binlerce lirayı tüketen gizli bir maliyet kalemine dönüştü. Yeni bir araştırma, tüketicilerin artık sadece hıza değil, zaman ve bütçe yönetimini birleştiren akıllı çözümlere yöneldiğini gözler önüne seriyor.

Market alışverişi için harcadığınız o 4 gün aslında cebinizden çıkıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Modern yaşamın en büyük paradokslarından biri, ihtiyaçlarımızı karşılamak için harcadığımız zamanın, aslında yaşam kalitemizden çaldığı gerçeğidir. Getir ve Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, market alışverişinin sadece raflar arasında dolaşmaktan ibaret olmadığını, evdeki hazırlık sürecinden ürünlerin yerleştirilmesine kadar uzanan ciddi bir zaman ve bütçe yönetimi gerektirdiğini ortaya koyuyor. Türkiye genelinde 18 yaş üzerindeki bin 320 kişinin katılımıyla yapılan bu çalışma, tüketicilerin artık alışveriş alışkanlıklarını kökten değiştirdiğini gösteriyor.

Zaman ve bütçeyi eriten görünmez maliyetler

Haftalık veya daha kapsamlı bir market alışverişinin, liste hazırlığından başlayıp ürünlerin eve yerleştirilmesine kadar geçen süreçte ortalama 111 dakika sürdüğü tespit edildi. Eğer bu alışveriş çocuklarla birlikte yapılıyorsa, süre 181 dakikaya kadar çıkabiliyor. Haftada bir kez yapılan bu rutin, yıl bazında hesaplandığında en az 96 saatlik, yani tam 4 günlük bir zaman kaybına işaret ediyor. Sadece zaman değil, ulaşım maliyetleri de dikkat çekici bir boyuta ulaşıyor. Katılımcıların bildirdiği gidiş-geliş masrafları yıllık bazda 12 bin 950 TL gibi ciddi bir rakama ulaşıyor. Bu veriler, tüketicilerin artık sadece ürün fiyatına değil, alışverişin toplam maliyetine odaklandığını kanıtlıyor.

Fiziksel marketin zorlukları dijitalleşmeyi tetikliyor

Araştırmaya katılanların yüzde 46'sı aynı anda birden fazla işle uğraşmak zorunda kaldığını, yüzde 38'i ise günün kendisine yetmediğini ifade ediyor. Fiziksel market alışverişinde en büyük şikayet konuları arasında yüzde 40 ile sıcak hava, yüzde 38 ile ağır ürünler ve yüzde 36 ile kalabalık ortam yer alıyor. Kadınların yüzde 46'sı, erkeklerin ise yüzde 36'sı bu süreci oldukça yorucu buluyor. Bu zorluklar, online market ve hızlı teslimat kanallarının kullanım oranını yüzde 52 seviyesine taşıyor. Kullanıcıların yüzde 48'i online kanalları zaman tasarrufu, yüzde 44'ü ise fiyat avantajları nedeniyle tercih ettiğini belirtiyor.

Yapay zekâ alışverişin yeni asistanı oluyor

Tüketiciler artık alışveriş sürecinde sadece hız değil, kişiselleştirilmiş bir deneyim bekliyor. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 47'si yapay zekânın daha iyi fiyat ve kampanya bulmasını, yüzde 37'si ise ihtiyaçlarına yönelik öneriler sunmasını istiyor. Ancak önemli bir detay var: Tüketicilerin yüzde 40'ı, nihai kararın mutlaka kendisinde kalmasını önemsiyor. Getir CEO'su Batuhan Gültakan, bu beklentiyi karşılamak adına teknolojiyi bir akıllı asistana dönüştürdüklerini vurguluyor. Kullanıcılar, kazanılan zamanı ise büyük oranda dinlenmek, uyumak veya sevdiklerine vakit ayırmak için kullanmayı planlıyor. Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır ise bu değişimi, kolaylık kavramının artık sadece mesafe ile değil, toplam eforun yönetimiyle tanımlanması olarak yorumluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız