ING Türkiye, 2026 yılına ait üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaşarak, yılın ilk dokuz ayında ulaştığı güçlü büyüme rakamlarını gözler önüne serdi. Bankanın konsolide aktif büyüklüğü 341 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynak tutarı 26,2 milyar TL olarak kayıtlara geçti. Ekonomiye sağlanan toplam kredi desteği ise 222,4 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştı. Bu veriler, bankanın dijitalleşme stratejisi ve müşteri odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda istikrarlı bir ilerleme kaydettiğini kanıtlıyor. Banka yönetimi, küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen müşterilerine sunduğu finansal çözümleri genişletmeye devam ediyor.
Yatırım dünyasında masrafsız dönem
Bankanın en dikkat çekici adımlarından biri, masrafsız bankacılık yaklaşımını yatırım araçlarına da entegre etmesi oldu. Artık ING müşterileri, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından alınan hesap açılış, bakım, saklama ve alım-satım ücretlerini ödemeden yatırım işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Hisse senetlerinden devlet tahvillerine kadar geniş bir yelpazede sunulan bu ayrıcalık, bireysel yatırımcıların üzerindeki maliyet yükünü hafifletmeyi amaçlıyor. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, bankacılık işlemlerini daha zahmetsiz ve erişilebilir kılma hedeflerinin altını çizerek, bu stratejinin müşterilerin finansal ihtiyaçlarına doğrudan yanıt verdiğini vurguladı. Daha önce EFT, havale ve FAST işlemlerini ücretsiz hale getiren banka, SWIFT işlemlerindeki masrafsızlık politikasıyla da sektörde fark yaratmaya devam ediyor.
Global piyasalara dijital erişim
ING Mobil üzerinden sunulan yatırım platformu, sadece yerel değil, global piyasalara açılmak isteyen yatırımcılar için de kapsamlı bir merkez haline getirildi. ING Yatırım aracılığıyla Amerika, Avrupa ve Asya piyasalarındaki hisse senetleri, ETF'ler ve vadeli işlem kontratlarına erişim imkânı sağlayan banka, yatırımcıların birikimlerini küresel fırsatlarla değerlendirmesine olanak tanıyor. Alper Gökgöz, bu gelişmeyi müşterilerine dijital, bağımsız ve global bir yatırım deneyimi sunma vizyonunun bir parçası olarak tanımlıyor. ING'nin 18 ülkedeki geniş ağı ve uzmanlığı, Türkiye'deki yatırımcıların dünyanın farklı bölgelerindeki finansal hareketliliği yakından takip etmesini kolaylaştırıyor.
Sürdürülebilir finansman ve gelecek vizyonu
Bankanın büyüme stratejisinin bir diğer önemli ayağını ise sürdürülebilir finansman oluşturuyor. 2020 yılından bu yana Türkiye'de yaklaşık 17 milyar euro değerinde sürdürülebilir finansmanı harekete geçiren ING, düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde aktif rol alıyor. Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 zirvesinin iklim finansmanı ve yeşil yatırımlar açısından kritik bir dönemeç olacağını belirten Gökgöz, bankanın bu alandaki uzmanlığını Türkiye'nin dönüşümü için kullanmaya kararlı olduklarını ifade etti. Enerji dönüşümü ve elektrifikasyon gibi alanlarda müşterilerine rehberlik etmeyi sürdüren banka, finansal sonuçlarının yanı sıra çevresel ve toplumsal değer yaratma konusundaki kararlılığıyla da dikkat çekiyor. Yılın ilk dokuz ayında mevduat büyüklüğünde yüzde 23, aktif büyüklükte ise yüzde 22 oranında artış kaydeden kurum, önümüzdeki dönemde de dijitalleşme ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarına hız kesmeden devam etmeyi planlıyor.