Yedi yıl önce atılan yanlış bir adım hayatını karartmıştı: Minik hastaya Türkiye'de mucizevi dokunuş

Makedonya'da yaşayan 7 yaşındaki bir çocuk, bebeklik döneminde geçirdiği bir tıbbi müdahalenin ardından karaciğer damarlarındaki tıkanıklıkla yıllarca mücadele etti. Türkiye'ye umut yolculuğu yapan küçük hastanın kaderi, girişimsel radyolojideki ileri teknoloji sayesinde tamamen değişti.

Yedi yıl önce atılan yanlış bir adım hayatını karartmıştı: Minik hastaya Türkiye'de mucizevi dokunuş

Makedonya'da yaşayan 7 yaşındaki bir çocuğun hayatı, henüz yenidoğan dönemindeyken yoğun bakım ünitesinde damarına yerleştirilen bir kateterin yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle geri dönülemez bir yola girmişti. O dönemde fark edilmeyen ancak zamanla karaciğere kan taşıyan ana damarı tamamen kapatan bu pıhtılaşma süreci, çocuğun yıllar boyunca sessiz bir tehlikeyle büyümesine neden oldu. Yıllar süren bu sessizlik, beklenmedik bir anda yemek borusunda meydana gelen şiddetli varis kanamalarıyla bozuldu. Kendi ülkesinde tedavi seçeneklerinin tükendiği ve karaciğer nakli gibi ağır bir cerrahi müdahalenin tek çare olarak görüldüğü noktada, aile çareyi Türkiye'de aradı.

Yılların biriktirdiği sessiz tehlike

Prof. Dr. Adem Uçar, hastanın durumunu değerlendirirken sorunun kökeninin çok eskiye dayandığını vurguladı. Yenidoğan döneminde uygulanan kateterin portal ven içerisinde bir pıhtılaşma başlattığını ve bu pıhtının zamanla damarın tamamını bloke ettiğini belirten Uçar, çocuğun uzun süre hiçbir belirti vermeden yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Ancak damardaki bu tıkanıklık, karaciğerin fonksiyonlarını yavaş yavaş bozarak hayati bir risk oluşturmaya başlamıştı. Ağızdan gelen kanla hastaneye başvurduklarında, durumun ciddiyeti çok daha net bir şekilde ortaya çıkmıştı.

Nakil yerine teknolojik çözüm

Hastanın Türkiye'ye getirilmesinin ardından yapılan detaylı tetkiklerde, geleneksel şant ameliyatlarının bile mümkün olmadığı anlaşıldı. Çünkü kanın yönlendirileceği sol portal ven de tamamen tıkalıydı. Bu durum, hastayı karaciğer nakli gibi çok daha büyük ve riskli bir operasyona mahkûm ediyordu. Ancak Prof. Dr. Adem Uçar ve ekibi, girişimsel radyolojinin sunduğu imkanları kullanarak farklı bir yol izlemeye karar verdi. Cilt üzerinden perkütan yolla karaciğere ulaşan uzmanlar, özel teller, kateterler ve balonlar yardımıyla yıllardır kapalı olan damarı yeniden açmayı başardı. Bu müdahale, çocuğun karaciğer nakli ihtiyacını tamamen ortadan kaldırarak hayatını kökten değiştirdi.

Türkiye'de yeniden doğan umut

Yaklaşık bir yıldır yakından takip edilen küçük hastanın sağlık durumu, operasyonun başarısını kanıtlar nitelikte. Prof. Dr. Uçar, damardaki açıklığın korunması durumunda çocuğun herhangi bir ek tedaviye ihtiyaç duymadan hayatına devam edebileceğini belirtti. Makedonya'daki tüm kapıların kapandığı bir dönemde Türkiye'nin sunduğu bu tıbbi imkan, aile için de büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Baba, ülkelerinde çözüm bulamadıkları bu zorlu süreçte Türkiye'nin kendilerine kucak açtığını ve yapılan başarılı operasyonun ardından çocuklarının geleceğe artık çok daha umutla baktığını dile getirdi. Bu vaka, girişimsel radyolojinin doğru ellerde ne kadar büyük bir fark yaratabileceğinin ve karmaşık vakalarda bile cerrahi dışı yöntemlerin ne kadar etkili olabileceğinin somut bir örneği olarak tıp literatüründeki yerini aldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız