Havadis | İzmir | Gençlerin karanlıktan aydınlığa yolculuğu: İzmir'de umut veren merkez

Gençlerin karanlıktan aydınlığa yolculuğu: İzmir'de umut veren merkez

İzmir'de madde bağımlılığı ile mücadele eden 12-18 yaş arası gençler, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki özel bir merkezde yeniden hayata tutunuyor. Ege Bölgesi'nin yataklı tedavi sunan tek kurumu olan ÇEMATEM, uzman kadrosu ve aile odaklı yaklaşımıyla her yıl binlerce gence yeni bir başlangıç şansı tanıyor.

İzmir'de madde bağımlılığı ile mücadele eden 12-18 yaş arası gençler, Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki özel bir merkezde yeniden hayata tutunuyor. Ege Bölgesi'nin yataklı tedavi sunan tek kurumu olan ÇEMATEM, uzman kadrosu ve aile odaklı yaklaşımıyla her yıl binlerce gence yeni bir başlangıç şansı tanıyor.

Gençlerin karanlıktan aydınlığa yolculuğu: İzmir'de umut veren merkez
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İzmir'de madde bağımlılığı pençesine düşen gençler için Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi (ÇEMATEM), adeta bir umut kapısı haline geldi. 12 ile 18 yaş arasındaki çocukların ve ergenlerin hem yatarak hem de ayaktan tedavi görebildiği bu özel merkez, Ege Bölgesi'nde yataklı tedavi hizmeti sunan tek kurum olma özelliğini taşıyor. Merkez, madde kullanımının yarattığı fiziksel ve ruhsal tahribatı onarmak için multidisipliner bir yaklaşımla çalışıyor. Sosyal hizmet uzmanları, hemşireler ve psikologlar eşliğinde yürütülen 3 haftalık yoğun arındırma süreci, gençlerin bağımlılıktan kurtulmaları için atılan ilk ve en kritik adımı oluşturuyor. Bu süreçte sadece madde kullanımı değil, gencin tüm yaşam alanı yeniden inşa ediliyor.

Ergenlik döneminde erken müdahalenin önemi

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Enis Sargın, ergenliğin beyin gelişiminin en hızlı ve hassas olduğu dönemlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde madde kullanımının gencin eğitim hayatından ruhsal sağlığına kadar her alanı derinden etkilediğini belirten Sargın, erken tarama ve tedavinin hayati bir önem taşıdığını vurguluyor. Merkez, yılda yaklaşık bin 500 gence kapılarını açarak bu zorlu süreçte onlara rehberlik ediyor. Başvuran gençlerin büyük bir kısmının tedavisi ayaktan poliklinik kontrolleriyle sürdürülürken, madde kullanımının şiddeti, sosyal problemler veya korunma ihtiyacı gibi kriterlere göre 150 ila 200 genç yatılı tedaviye alınıyor.

Bireyselleştirilmiş tedavi ve aile desteği

Tedavi süreçlerinin her genç için özel olarak planlandığını belirten Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Börte Gürbüz Özgür, bağımlılığın sadece ilaçla çözülebilecek bir durum olmadığını ifade ediyor. Psikiyatrik değerlendirmeler ve psikoterapötik yaklaşımların yanı sıra, ailelerin sürece dahil edilmesi tedavinin başarısını doğrudan etkiliyor. Merkezde ailelere doğru iletişim yolları öğretilirken, gençlerin sosyal çevreleri ve eğitim hayatları da yeniden düzenleniyor. Ahşap boyamadan dramaya kadar uzanan çeşitli etkinlikler, gençlerin kendilerini ifade etmelerine ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarına yardımcı oluyor.

Uzun soluklu bir iyileşme süreci

Bağımlılıkla mücadelenin sadece maddeyi bırakmakla sınırlı olmadığını belirten uzmanlar, bunun uzun soluklu bir yolculuk olduğunun altını çiziyor. Tedavi sırasında zaman zaman yaşanan aksaklıkların veya madde kullanımına geri dönüşlerin bir son olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özgür, ailelere ve gençlere umut verici mesajlar gönderiyor. Tekrarların tedavi edilemez bir durum olmadığını belirten uzmanlar, her zaman yeniden başvurulabileceğini ve hiçbir gencin bu süreçte yalnız olmadığını hatırlatıyor. Merkez, aile ilişkilerini yeniden yapılandırarak ve gence sağlıklı bir gelecek vizyonu kazandırarak, bağımlılığın yarattığı karanlığı dağıtmayı hedefliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız