İzmir, tarihinin en büyük yıkımlarından biri olan 1922 Büyük İzmir Yangını'nın izlerini hala taşıyan bir kent olarak, yangın güvenliği konusunda stratejik bir dönüm noktasına ev sahipliği yapıyor. Makina Mühendisleri Odası Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde kapılarını açan 6. Uluslararası Katılımlı Yangın Sempozyumu ve Sergisi, sadece bir teknik toplantı değil, aynı zamanda şehrin geleceğini koruma altına alma çabası olarak öne çıkıyor. İki gün sürecek olan bu önemli buluşmada, iklim krizinin tetiklediği orman yangınlarından sanayi tesislerinin güvenliğine kadar geniş bir yelpaze, uzman isimler ve yerel yönetim temsilcileri tarafından mercek altına alınıyor.
Geçmişin acı dersleri ve bugünün öncelikleri
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, şehrin yangınla olan tarihsel bağını hatırlatarak, 1800'lü yıllarda dünyanın en aktif ticaret merkezlerinden biri olan İzmir'in, büyük yangın felaketiyle nasıl ağır bir bedel ödediğine dikkat çekti. Tugay, bugün modern İzmir'in o felaketin küllerinden planlanarak doğduğunu vurgularken, yangının sadece bir anlık yıkım değil, on yıllar süren bir kayıp süreci olduğunu belirtti. Günümüzde ise iklim değişikliğinin etkisiyle yangınların sıklığının ve şiddetinin arttığına işaret eden Başkan Tugay, artık yangını söndürmekten ziyade, yangının hiç çıkmamasını sağlayacak önleyici stratejilerin hayati önem taşıdığını ifade etti.
İtfaiye teşkilatında teknolojik dönüşüm
Belediye yönetimi olarak itfaiye teşkilatını hem personel hem de lojistik açıdan güçlendirme kararı aldıklarını belirten Dr. Cemil Tugay, atılan somut adımları paylaştı. 100 yeni itfaiye personelinin göreve başladığını, yeni araç alımlarının sürdüğünü ve orman yangınlarına özel 10 yeni aracın filoya dahil edileceğini açıklayan Tugay, özellikle sanayi yangınlarında büyük avantaj sağlayacak sürücüsüz, robotik yangın söndürme teknolojilerini İzmir'e kazandırmayı hedeflediklerini belirtti. Şehirdeki itfaiye istasyonu sayısının 69'a çıkarılacağını müjdeleyen Başkan, kırsal bölgelerde hayat kurtaran 601 yangın söndürme tankerinin ise erken müdahale kapasitesini yılda ortalama 1500 yangında başarıyla kanıtladığını vurguladı.
Disiplinlerarası iş birliği ve bilimsel yaklaşım
Sempozyumun diğer önemli paydaşı olan Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Ziya Haktan Karadeniz ise yangın güvenliğinin tek bir kurumun veya meslek grubunun sorumluluğunda olmadığını, mimariden elektrik tesisatına, yapı güvenliğinden kimyasal süreçlere kadar çok katmanlı bir uzmanlık gerektirdiğini savundu. Karadeniz, yangın güvenliğinin proje aşamasından başlayarak denetim ve müdahale sonrasına kadar bütüncül bir süreç olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle yüksek yapılar, hastaneler ve oteller gibi yüksek riskli alanlarda bilimsel gerekliliklerden taviz verilmemesi gerektiğinin altını çizen Karadeniz, sempozyumda yapılacak tartışmaların sadece akademik bir paylaşım olarak kalmayıp, mevzuat ve uygulamaya doğrudan katkı sunmasını hedeflediklerini sözlerine ekledi.