İzmir'in Karaburun ilçesinde, Sakız Adası'nın hemen karşısında konumlanan ve 1923 yılındaki büyük nüfus mübadelesiyle kaderi tamamen değişen Sazak köyü, bugün hüzünlü bir sessizliğe gömülmüş durumda. Yüzyıl önce cıvıl cıvıl bir yaşamın sürdüğü, taş evlerin arasından çocuk seslerinin yükseldiği bu yerleşim yeri, mübadele anlaşmasının ardından bölgedeki Rum nüfusun Yunan adalarına göç etmesiyle birlikte ıssızlığa terk edildi. Günümüzde sadece yıkık dökük taş duvarların ve doğanın insafına kalmış kalıntıların görülebildiği köy, geçmişin izlerini taşıyan bir açık hava müzesi gibi zamana direniyor.

Geçmişin izlerini taşıyan taş evler
Mübadele öncesinde Sazak, oldukça kozmopolit ve hareketli bir yapıya sahipti. Tarihi kayıtlara ve yerel anlatılara göre, köyde toplam 120 hane bulunuyordu ve bu hanelerin 100'ü Rum, 20'si ise Türk ailelerden oluşuyordu. Parlak Mahallesi Muhtarı Kadriye Gültekin'in aktardığı bilgilere göre, o dönemde Sazak ve komşu Parlak Mahallesi'nde Rumlar ve Türkler iç içe, barış içinde bir yaşam sürüyordu. Ancak 1923 yılındaki zorunlu göç kararı, bu sosyal dokuyu bir anda dağıttı. Rum nüfusun Sakız ve Midilli gibi Yunan adalarına gitmesiyle birlikte, Sazak'taki yaşam da aniden sona erdi. Köyün boşalmasıyla birlikte, geride bırakılan evler, kapı ve pencerelerden çatı kiremitlerine kadar yıllar içerisinde büyük bir talana maruz kaldı. Definecilerin ve bölgeden geçen hayvan sürülerinin etkisiyle yapılar büyük ölçüde zarar gördü.

Yunanistan'dan gelenlerin hüzünlü ziyareti
Sazak'ın bugünkü durumu, sadece bir yıkım hikayesi değil, aynı zamanda derin bir özlemin de adresi. Son yıllarda Yunanistan'dan gelen bazı ziyaretçiler, ailelerinin bir zamanlar yaşadığı evleri bulmak için bu sessiz sokaklarda dolaşıyor. Ellerindeki eski fotoğraflarla kendi köklerini arayan bu insanlar, anılarını tazelemek için Sazak'a gelerek hüzünlü bir yolculuğa çıkıyorlar. Köyün bu dokunaklı hikayesi, yolu Karaburun'a düşen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekmeye devam ediyor. Taş evlerin arasında yürürken hissedilen o yoğun hüzün, Sazak'ı bölgenin en dikkat çekici noktalarından biri haline getiriyor.

Turizm için yeni bir umut ışığı
Köyün kaderini değiştirebilecek bir potansiyel taşıdığını belirten Muhtar Kadriye Gültekin, Sazak'ın turizme kazandırılması gerektiğine inanıyor. Tabiat Varlıkları Koruma Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan bölgenin, tıpkı Fethiye'deki ünlü Kayaköy gibi bir turizm destinasyonu olarak değerlendirilmesi, hem bölge ekonomisine katkı sağlayabilir hem de bu tarihi mirasın daha fazla yok olmasının önüne geçebilir. Sazak, bugün hem sunduğu eşsiz manzarasıyla hem de taşıdığı derin tarihsel yükle, doğru bir restorasyon ve planlama ile yeniden hayat bulmayı bekliyor. Geçmişin sessiz tanığı olan bu taş evler, turizme kazandırıldığı takdirde, bölgenin kültürel zenginliğini yansıtan önemli bir merkez haline gelebilir.




