Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin en acı simgelerinden biri haline gelen Ezgi Apartmanı davasında, mahkeme heyeti tarafından açıklanan karar büyük bir hayal kırıklığına ve tepkiye yol açtı. Toplamda 35 kişinin yaşamını yitirdiği binanın yıkılmasıyla ilgili yürütülen yargı sürecinde, zemin katta faaliyet gösteren pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel hakkında verilen hüküm, acılı aileler tarafından bir ceza değil, adeta bir ödüllendirme olarak nitelendirildi. 15 saat süren uzun ve gergin duruşmanın ardından mahkeme, sanıklar hakkında 8'er yıl hapis cezasına hükmederek tahliye kararı verdi. Bu karar, binada evladını, gelinini ve henüz 6 aylık torununu kaybeden Nurgül Göksu başta olmak üzere, adalet arayışındaki tüm aileler için kabul edilemez bir sonuç oldu.

Enkaz başında tutulan 12 günlük adalet nöbeti
Binada avukat oğlu Ahmet Can Zabun, avukat gelini Nesibe Kaya Zabun ve 6 aylık torunu Asude Zabun'u kaybeden Nurgül Göksu, kararın açıklanmasının ardından adliye koridorlarında yükselen tepkilerin merkezinde yer aldı. Göksu, depremin hemen ardından geçen 12 gün boyunca enkaz başında bizzat delil nöbeti tuttuğunu ve binanın yıkılmasına neden olan kesilmiş kolonu kendi çabalarıyla, kepçelerle kazdırarak ortaya çıkardığını vurguladı. İddianamenin başlangıçta olası kast suçlamasıyla hazırlandığını ve savcının da bu yönde mütalaa verdiğini hatırlatan Göksu, gelinen noktada hukuki beklentilerinin tamamen boşa çıktığını ifade etti. Çocuklarını çöp poşetleriyle toprağa vermek zorunda kaldığını belirten acılı anne, sanıkların mahkemeden alkışlarla ve konvoy yaparak ayrılmasının vicdanları derinden yaraladığını dile getirdi.

876 yıl istenen davada 8 yıllık hapis cezası
Mahkeme heyetinin kararı, hukuki süreçteki beklentilerle taban tabana zıt bir tablo çizdi. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında, pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile iç mekan tasarımcısı Ertan D. için olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından 876'şar yıl 6'şar ay hapis cezası talep edilmişti. Ancak mahkeme, sanıkları bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 8'er yıl hapis cezasına çarptırdı. Bu ceza miktarı, kamuoyunda ve mağdur aileler nezdinde büyük bir infial yarattı. Öte yandan, fenni mesul Mehmet Tekin 6 yıl 8 ay hapis cezası alırken, dönemin belediye görevlileri olan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Ali Gemci ve Mehmet Akif Canlı'ya 4 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezası verildi. Bazı sanıklar ise suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraat etti.

Adalet sağlanana kadar mücadele sürecek
Nurgül Göksu, verilen kararın sadece bir hukuki sonuç değil, aynı zamanda bir vicdan meselesi olduğunu belirterek, çocuklarının adaletini sağlamak için sonuna kadar mücadele edeceğini vurguladı. Diğer deprem davalarında bilinçli taksir suçlamasıyla dahi 22 yıl gibi cezalar verilirken, kendi davalarında 8 yıl gibi bir sürenin uygun görülmesini asla kabul etmediğini yineledi. Çocuklarının pırlanta gibi insanlar olduğunu ve bu şekilde bir sonu hak etmediklerini belirten Göksu, yetkililere seslenerek sesinin duyulmasını istedi. Adaletin tecelli etmesi için davanın her aşamasını takip etmeye kararlı olduğunu belirten acılı anne, 35 kişinin hayatını kaybettiği bu büyük yıkımın sorumlularının hak ettikleri cezayı alması için hukuk mücadelesini sürdüreceğini ifade etti. Bu karar, sadece Ezgi Apartmanı sakinlerinin değil, deprem bölgesindeki tüm mağdurların adalet arayışındaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.


