Havadis | Kahramanmaraş | Mamak'ın karanlık dehlizlerinde 105 gün: 65 kilodan 41 kiloya düşen bir hayatın tanıklığı

Mamak'ın karanlık dehlizlerinde 105 gün: 65 kilodan 41 kiloya düşen bir hayatın tanıklığı

12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında yaşadığı ağır işkencelerle hafızalara kazınan Muhittin İlhan, Mamak Cezaevi'nde geçen günlerini ve adalet arayışını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında yaşadığı ağır işkencelerle hafızalara kazınan Muhittin İlhan, Mamak Cezaevi'nde geçen günlerini ve adalet arayışını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Mamak'ın karanlık dehlizlerinde 105 gün: 65 kilodan 41 kiloya düşen bir hayatın tanıklığı
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Kahramanmaraş'ta yaşayan ve 1977-1978 yılları arasında Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevini üstlenen Muhittin İlhan, Türkiye tarihinin en sancılı dönemlerinden biri olan 12 Eylül 1980 darbesine giden süreci ve sonrasında maruz kaldığı insanlık dışı uygulamaları anlattı. Gençlik yıllarını ülkenin milli meselelerine adadığını belirten İlhan, 15 Nisan 1978 tarihinde Ankara'da düzenlenen büyük yürüyüşte mehter başı olarak görev almasının ardından hayatının tamamen değiştiğini ifade etti. Kahramanmaraş'a dönüşünde gözaltına alınan İlhan, o dönemde yaşananların sadece bir hukuki süreç değil, sistematik bir baskı mekanizması olduğunu vurguladı.

Siyasi kurgular ve zorlama itiraflar

Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı'nın, henüz sorgu aşamasındayken televizyon ve radyo kanalları aracılığıyla kendisi ve arkadaşlarının faili meçhul suçları işlediklerini ilan etmesi, İlhan'ın yaşadığı mağduriyetin başlangıç noktası oldu. Bakanın açıklamalarının ardından cezaevi ve emniyet yetkililerinin, kendilerini yalancı çıkarmamak adına ağır bir işkence temposuna başladığını belirten İlhan, o günleri şu sözlerle aktardı: Polis karakolunda gördüğümüz ağır işkenceler nedeniyle ayakta duracak halimiz kalmamıştı. Savcılık aşamasında bile polislerin desteğiyle ifade verebiliyorduk. Hakim, işkence gördüğümüzü açıkça ifade etmesine ve serbest bırakılmamıza karar vermesine rağmen, emniyet güçlerinin itirazları ve baskılarıyla tekrar tutuklanarak cezaevine gönderildik.

Mamak'ta geçen 105 günün ağır bilançosu

Ankara Cebeci Cezaevi'nin ardından Mamak Cezaevi'ne nakledilen İlhan, burada karşılaştığı tabloyu kelimelere dökmekte zorlandığını belirtiyor. Cezaevine girdiğinde 65 kilogram ağırlığında olan İlhan, 105 gün süren yoğun işkence süreci sonunda 41 kilograma kadar düştüğünü ifade etti. Mamak'ta uygulanan karıştır-barıştır sisteminin bir parçası olarak sağ ve sol görüşlü mahkumların aynı koğuşlara konulduğunu, duvarda asılı olan 21 maddelik talimat listesiyle her hareketin cop cezasıyla karşılık bulduğunu anlatan İlhan, yemekten çok dayak yediklerini vurguladı.

Şehadete giden yol ve yıllar süren beraat

Mamak'tan sonra Adana'ya nakledilen İlhan, burada da cezaevi yönetiminin göz yumduğu baskınlarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Arkadaşı Hasan Hüseyin Akbaş'ın 21 şiş darbesiyle kucağında can verdiğini anlatan İlhan, o anlarda yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu dile getirdi. 12 Eylül darbesinin ardından 6. Kolordu ve Gaziantep 5. Zırhlı Tugay'da da benzer işkencelerin devam ettiğini söyleyen İlhan, toplamda altı yıl cezaevinde kaldıktan sonra, yargılandığı tüm suçlardan beraat ettiğini ancak cezaevi içindeki olaylar nedeniyle aldığı iki buçuk yıllık cezanın zaten yattığı süreye sayıldığını belirtti. İlhan'ın hikayesi, o dönemin karanlık yüzünü ve bir insanın adalet arayışındaki direncini gözler önüne seren acı bir belge niteliği taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız