HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürülen yasa dışı yerleşim faaliyetlerine karşı uluslararası arenada yükselen tepkileri değerlendirdi. Arslan, İsrail'in hukuksuz politikalarına karşı 12 ülkenin ortaklaşa aldığı ticari kısıtlama kararlarını, Filistin davası için atılmış son derece önemli ve anlamlı bir adım olarak nitelendirdi. Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere'nin dahil olduğu bu girişimin, İsrail'in uluslararası alanda tecrit edilmesi sürecinde bir başlangıç teşkil etmesi gerektiğini vurguladı.
Ticari kısıtlamalar yaptırımın ilk adımı olmalı
Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in sistematik bir şekilde sürdürdüğü işgal ve gaspa dayalı yerleşim politikalarının artık sadece kınama mesajlarıyla geçiştirilemeyecek bir noktaya ulaştığını belirtti. HAK-İŞ olarak, bu 12 ülkenin ortaya koyduğu iradeyi desteklediklerini ifade eden Arslan, İsrail'in hukuk tanımaz tavrının siyasi, diplomatik ve ekonomik bir karşılığı olması gerektiğinin altını çizdi. Bu ticari kısıtlamaların, İsrail'in işgal politikalarına karşı daha kapsamlı ve somut yaptırımların hayata geçirilmesine öncülük etmesini beklediklerini dile getirdi. Filistin halkının yaklaşık bir asırdır maruz kaldığı zorunlu göç, abluka ve şiddet sarmalına karşı yürüttüğü onurlu mücadelenin, artık dünya genelinde daha somut bir karşılık bulması gerektiği ifade edildi.
İnsanlığın vicdanı soykırımdan daha güçlüdür
Gazze'de yaşanan insani dramın boyutlarına dikkat çeken Arslan, uluslararası toplumun sessizliğinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsanlığın ortak vicdanının, İsrail'in yürüttüğü işgal ve soykırım politikalarından çok daha güçlü olması gerektiğini belirten Arslan, devletleri uluslararası hukukun gereğini yerine getirmeye çağırdı. Gazze'deki soykırımın durdurulması ve işgalin tamamen sona erdirilmesi için dünya genelindeki tüm aktörlerin daha cesur ve kararlı adımlar atması gerektiğini savundu. HAK-İŞ'in, başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu haklı mücadelenin yanında yer almaya devam edeceğini belirtti.
Adalet arayışı her platformda sürecek
Konfederasyon olarak Filistin halkının temel haklarının güvence altına alınması için yürütülen diplomatik ve ekonomik baskı süreçlerini yakından takip ettiklerini ifade eden Arslan, tüm devletlere Siyonist İsrail'e yönelik etkili kısıtlamaları derhal hayata geçirme çağrısında bulundu. HAK-İŞ'in, adaletin ve insanlığın sesini her platformda yükseltmeye kararlı olduğunu yineleyen Arslan, Filistin halkının yalnız olmadığını ve uluslararası hukukun uygulanması noktasında üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerini kaydetti. Bu süreçte atılacak her adımın, bölgedeki barış ve istikrarın tesisi için kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı.