Kastamonu Üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler, bölgenin zengin orman ekosisteminde yetişen mantar türlerini kozmetik dünyasına kazandırmak için yola çıktı. Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Kan Bakır ve Orman Fakültesi Doğa Koruma ve Biyoçeşitlilik Yönetimi Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mertcan Karadeniz, üç yıl süren titiz bir araştırma sürecinin ardından, kanlıca, ayı ve reishi gibi mantar türlerinden elde edilen özlerle doğal bir güneş kremi formülasyonu geliştirmeyi başardı. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen bu ürün, sentetik UV filtreleri içermemesiyle dikkat çekiyor.
Doğadan gelen koruma kalkanı
Projenin temelinde, günümüzde artan doğal ürün arayışı ve kimyasal içerikli kozmetiklere karşı duyulan endişe yatıyor. Dr. Öğretim Üyesi Mertcan Karadeniz, güneş kremlerinde kullanılan sentetik maddelerin yerine mantar ekstratlarını kullanarak koruyucu bir bariyer oluşturma fikrinin, tamamen kendi çabalarıyla hayata geçirildiğini vurguluyor. Laboratuvar ortamında mantarların özlerini ayrıştırarak krem formuna dönüştüren ekip, özellikle kanlıca mantarının (Lactarius Deliciosus) etkili bir güneş koruyucu bileşen olduğunu tespit etti. Yapılan testlerde, herhangi bir kimyasal katkı maddesi olmaksızın yaklaşık 28 faktör civarında bir koruyuculuk seviyesine ulaşıldı.
Literatürde bir ilk olma özelliği
Prof. Dr. Temel Kan Bakır, mantarların içerdiği fenolik bileşiklerin 250 nm ile 450 nm arasındaki UV dalga boylarında aktif rol oynadığını belirterek, bu çalışmanın literatürde bir ilk olduğunu ifade ediyor. Çay yaprakları veya diğer bitkisel kaynaklar üzerinde benzer çalışmalar yapılmış olsa da, mantar ekstratlarının güneş kremi olarak kullanılması konusunda daha önce bir örneğe rastlanmadı. Özellikle hassas ciltler için alerjik veya kanserojen risk taşıyabilen sentetik bariyerlere karşı, mantar özlerinden elde edilen bu doğal çözüm, sağlık ve kozmetik sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Hedef 50 faktör ve seri üretim
Şu an prototip aşamasında olan ve 25+ faktör koruma sağlayan ürünün, geliştirilerek 50+ faktör seviyesine çıkarılması için çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitenin bölgesel zenginlikleri bilimsel bilgiyle harmanlayarak toplumsal faydaya dönüştürme vizyonunu vurgularken, geliştirilen bu patentli ürünün sürdürülebilirlik anlayışının somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Akademisyenler, ürünün ticarileşmesi ve halka ulaşması için şu anda çeşitli firmalarla görüşmelerini sürdürüyor. Kastamonu'nun doğasından gelen bu şifa kaynağının, yakın gelecekte raflarda yerini alması bekleniyor.