Anadolu topraklarının kadim kültürünü ilmek ilmek işleyen, göç yollarının yorgunluğunu ve insanımızın duygularını üzerinde taşıyan heybeler, Kayseri’de özel bir sergiyle yeniden hayat buldu. Melikgazi Belediyesi’nin Türkiye Kültür Yolu Festivali etkinlikleri çerçevesinde hayata geçirdiği Kültürün Taşınan Hafızası: Heybe Sergisi, şehrin yeni sanat durağı Sanat Melikgazi’de kapılarını açtı. Koleksiyoner Berna Özden ve eşi Lütfi Özden’in yıllar süren titiz çalışmalarıyla bir araya getirilen bu nadide parçalar, ziyaretçilerini adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Sergi, 13 Eylül 2026 Pazar gününe kadar her gün 10.00 ile 17.00 saatleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunulmaya devam edecek.
Geçmişin İzlerini Taşıyan Bir Kültür Hazinesi
Sergilenen eserlerin sadece birer eşya değil, aynı zamanda birer tarihsel belge niteliği taşıdığını vurgulayan Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, bu heybelerin her birinin ayrı bir hikayesi olduğunu belirtti. Çanakkale’den Sivas’a, Konya’dan Aydın’a kadar Türkiye’nin dört bir yanından toplanan bu eserlerin büyük bir kısmının çeyizlik olarak hazırlandığını ve sahipleri tarafından özenle korunduğunu ifade eden Palancıoğlu, bu kültürel mirasın kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Palancıoğlu, günümüzde makineleşen üretim süreçleri nedeniyle bu tür el emeği ürünlerin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkat çekerek, 120 yıllık geçmişe sahip bu heybelerin, İslam medeniyetinin ve Anadolu insanının estetik anlayışının en somut göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi. Bu eserlerin, camiler ve tarihi yapılar gibi toplumun köklerine tutunmasını sağlayan önemli unsurlar olduğunu belirten Palancıoğlu, Berna ve Lütfi Özden çiftine bu kıymetli koleksiyonu gün yüzüne çıkardıkları için teşekkürlerini iletti.
Sanatın Yeni Merkezi: Sanat Melikgazi
Serginin ev sahibi olan Sanat Melikgazi’nin dönüşüm hikayesine de değinen Başkan Palancıoğlu, buranın geçmişte Nazmi Toker Ortaokulu olarak hizmet verdiğini hatırlattı. Bölgedeki eski Dedeman Okulu’nun taşınmasıyla elde edilen 7 bin metrekarelik alanın yeşil alana dönüştürüldüğünü belirten Palancıoğlu, merkezin resmi açılışı öncesinde eğitim faaliyetlerinin başladığını müjdeledi. Takı tasarımından fotoğrafçılığa, çini seramikten tesbih atölyesine kadar pek çok farklı alanda nitelikli eğitimlerin verildiği merkezin, Kayseri’nin kültürel yaşamına büyük bir ivme kazandıracağını ifade etti. Koleksiyoner Berna Özden ise konuşmasında, bu dokumaların Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan göç yollarında birer yaşam aracı olarak kullanıldığını belirterek, Türk kadınının emeğini, dualarını ve hüznünü bu ilmeklere yansıttığını dile getirdi. Özden, bu kültürel mirası korumanın gelecek nesillere karşı bir borç olduğunu vurgulayarak, kendisine bu imkanı sağlayan Başkan Palancıoğlu’na teşekkürlerini sundu.
Milli Benliğin Korunması İçin Bir Çağrı
Serginin açılışına katılan Kayseri Vali Yardımcısı ve Kocasinan Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş de, sergilenen eserlerin sadece birer dokuma değil, yaşanmışlıkların birer yansıması olduğunu belirtti. Bir kilimin sadece bir eşya değil, sevginin, hüznün ve çekilen çilelerin bir ifadesi olduğunu söyleyen Ermiş, milli benliğin devamlılığı için bu tür kadim eserlerin korunması ve yeni nesillere aktarılmasının hayati bir önem taşıdığını ifade etti. Başkan Palancıoğlu’nun sanata ve kültüre verdiği desteği takdirle karşıladığını belirten Ermiş, bu serginin geçmişle gelecek arasında güçlü bir köprü kurduğunu dile getirdi. Sergi, ziyaretçilerine sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Anadolu insanının estetik ve duygusal dünyasına dair derin bir okuma yapma fırsatı da tanıyor. Sanat Melikgazi, bu tür etkinliklerle şehrin kültürel hafızasını canlı tutmaya ve sanatseverleri bir araya getirmeye devam edecek.