Anadolu'nun derinliklerinde saklı kalan milyonlarca yıllık bir tarih, Kayseri'de yürütülen titiz çalışmalarla gün yüzüne çıkarılıyor. Kocasinan ilçesinde bulunan Yamula Barajı kıyısında, 2017 yılında bir çobanın tesadüfen fark ettiği kemik parçaları, bugün dünya paleontoloji literatürüne ışık tutan devasa bir keşfin kapısını araladı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, bu kalıntıların yaklaşık 7,5 ile 7,7 milyon yıl öncesine ait olduğu tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle başlatılan kazı çalışmaları, bölgenin antik çağlarda ne kadar zengin bir faunaya ev sahipliği yaptığını kanıtlar nitelikte.

Teknolojinin gücüyle geçmişe yolculuk
Bölgede bulunan fosiller, Kayseri Bilim Merkezi'ndeki özel laboratuvarlarda uzman antropologlar tarafından büyük bir hassasiyetle temizleniyor. Geçmişte silikon kalıplar ve polyester döküm yöntemleriyle yürütülen geleneksel restorasyon süreçleri, yerini artık çok daha hızlı ve hatasız sonuçlar veren 3D teknolojisine bıraktı. Uzman antropolog Ömer Dağ ve ekibi, bulunan orijinal parçaları dijital ortamda tarayarak eksik kısımları tamamlıyor. Bu sayede, milyonlarca yıl önce yaşamış canlıların iskelet yapıları, en ince detayına kadar aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor. Bugüne kadar dokuz farklı türün iskeletini başarıyla ayağa kaldıran ekip, şimdi ise günümüz boynuzlu gergedanlarının atası kabul edilen devasa bir tür üzerinde çalışıyor.

Gergedanların atası yeniden şekilleniyor
Çalışmaları devam eden gergedan fosili, yaklaşık 1,60 ile 1,70 metre omuz yüksekliğiyle dönemin heybetli canlıları arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu canlının fiziksel özelliklerinin ve morfolojisinin ziyaretçiler tarafından daha iyi anlaşılabilmesi için 3D yazıcılarla üretilen parçaları birleştirerek montaj aşamasını tamamladı. Şu an boyama evresinde olan model, o dönemdeki doğal görünümüne ve renk tonlarına sadık kalınarak hazırlanıyor. Ömer Dağ, bu yöntemin sadece bilimsel bir çalışma olmadığını, aynı zamanda gelecekte açılması planlanan paleontoloji müzesi için de eşsiz bir görsel arşiv oluşturduğunu vurguluyor.

Zorlu doğa koşullarına rağmen kesintisiz çalışma
Kazı sahasındaki çalışmalar, baraj suyunun yükselmesi gibi çevresel faktörler nedeniyle zaman zaman zorlu süreçlerden geçiyor. Özellikle 2026 yılındaki yüksek su seviyesi, ekibin çalışma stratejisini değiştirmesine neden oldu. Arazi çalışmalarını ve laboratuvar faaliyetlerini ikiye bölen uzmanlar, bir yandan sahada yeni fosiller ararken diğer yandan merkezde ayaklandırma işlemlerini sürdürdü. Bölgeden elde edilen bulgular sadece gergedanlarla sınırlı değil; üç toynaklı atlar, zürafalar, fil grubuna ait örnekler ve etçil (karnivor) türler, Kayseri'nin milyonlarca yıl önce ne kadar çeşitli bir ekosisteme sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Her geçen yıl koleksiyonlarını zenginleştiren ekip, bu kadim canlıları modern dünyanın ziyaretçileriyle buluşturmak için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.




