Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri çerçevesinde organize edilen Pembe Farkındalık ile Bir Adım Önde temalı buluşma, Gönül Bahçem Davet Evi'nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Sağlık profesyonelleri ile kanserle mücadele eden kadınları bir araya getiren bu anlamlı etkinlik, erken teşhisin tedavi sürecindeki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü ve Kocaeli Kanserle Mücadele Derneği'nin de destek verdiği programda, katılımcılara yönelik ücretsiz mamografi hizmeti sunularak yerinde tarama imkanı sağlandı.
Uzmanlardan hayati uyarılar ve sağlıklı yaşam vurgusu
Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nihat Zafer Utkan, meme kanserinin sadece kadınları değil erkekleri de etkileyebilen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, toplumun bu konuda daha bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Obezite ile mücadelenin, dengeli beslenme alışkanlıklarının ve düzenli fiziksel aktivitenin kanser riskini azaltmadaki kritik rolüne değinen Prof. Dr. Utkan, kadınların Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) gibi kurumlardan ve mobil tarama araçlarından mutlaka yararlanmaları gerektiğini belirtti. Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Devrim Çabuk ise erken evrede yakalanan meme kanserinin tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade ederek, düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kanserle mücadele eden kadınlardan ilham veren hikayeler
Etkinliğin en duygusal anları, hastalığı yenmeyi başaran kadınların kendi deneyimlerini paylaştığı bölümde yaşandı. 2020 yılında meme kanseri tanısı alan Anne Şehir üyesi Serpil Kös, hastalık sürecinin kendisine yaşamın değerini yeniden öğrettiğini anlattı. Kadınların günlük hayatın koşturmacası içinde çoğu zaman kendi sağlıklarını ikinci plana attıklarını belirten Kös, annesinin de benzer korkularla doktora gitmeyi ertelediğini hatırlatarak, korkunun sağlık hizmetlerine erişimi engellememesi gerektiğini vurguladı. Kendi bedenini dinlemenin ve düzenli kontrolleri aksatmamanın hayati bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kös, tüm kadınlara kendilerine vakit ayırmaları çağrısında bulundu.
Sosyal yaşamın iyileştirici gücü
Bir diğer katılımcı olan KO-MEK kursiyeri Nurten Karavar ise 2013 yılında aldığı tanı sonrası yaşadığı zorlu tedavi sürecini paylaştı. Kemoterapi, cerrahi müdahale ve radyoterapi aşamalarını başarıyla tamamlayan Karavar, iyileşme döneminde katıldığı Yahya Kaptan KO-MEK kurslarının kendisine büyük bir moral kaynağı olduğunu belirtti. Sosyal bir ortamda bulunmanın ve üretmenin yaşama sevincini artırdığını ifade eden Karavar, hastalığın sadece tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik bir destek süreciyle atlatılabileceğini kanıtladı. Program, uzmanların bilgilendirici sunumları ve kadınların dayanışma mesajlarıyla sona ererken, erken teşhisin önemine dair farkındalık bir kez daha pekiştirilmiş oldu.