Televizyon dünyasında dönem dizilerine olan ilgi her geçen gün artarken, ATV ekranları yeni bir iddialı yapımı izleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyor. Bozdağ Film imzası taşıyan ve prodüksiyon kalitesiyle dikkat çeken Aşk ve Taht, bu akşam ilk bölümüyle yayın hayatına merhaba diyor. Anadolu Selçuklu Devleti'nin en parlak dönemlerinden birine ışık tutan dizi, sadece bir taht mücadelesini değil, aynı zamanda kaderin cilvesiyle kesişen iki insanın imkansız aşkını da merkezine alıyor.

Sekiz yıllık esaretin ardından gelen iktidar
Dizinin hikayesi, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaeddin Keykubat'ın hayatındaki en zorlu dönemeçle başlıyor. Tam sekiz yıl boyunca zindanda tutsak kalan Alaeddin, özgürlüğüne kavuştuğu andan itibaren sadece kendi hayatını değil, devletin geleceğini de yeniden inşa etmek zorunda kalıyor. Zindandan tahta uzanan bu zorlu yolculuk, izleyicilere hem bir hükümdarın dirilişini hem de saray içindeki karmaşık güç dengelerini gözler önüne seriyor. Sultanın tahta çıkışıyla birlikte başlayan süreç, dış düşmanlardan ziyade saray içindeki ihanetler ve entrikalarla dolu bir mücadeleye dönüşüyor.

İmkansız aşkın gölgesinde bir hesaplaşma
Hikayenin duygusal merkezinde ise Alaeddin ile Alanya Prensesi Destina arasındaki sarsıcı ilişki yer alıyor. Geçmişte birbirlerinin kimliklerinden habersiz bir şekilde yolları kesişen ikilinin hayatı, Alaeddin'in sultan olmasıyla bambaşka bir boyuta taşınıyor. Destina, bir yanda Selçuklu topraklarına karşı beslediği derin öfke ve ailesine olan sadakati, diğer yanda ise kalbinin derinliklerinde filizlenen aşka karşı verdiği büyük bir içsel çatışma yaşıyor. Bu aşk, sadece iki kişi arasında kalmayıp, devletler arası dengeleri de sarsacak bir potansiyel taşıyor.

Tarihi gerçeklerden ilham alan kurgusal bir dünya
İzleyicilerin merakla beklediği Aşk ve Taht, 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Devleti'nin atmosferini başarıyla yansıtırken, Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın tarihi kişiliğinden ve dönemin Alanya bölgesindeki stratejik gelişmelerden ilham alıyor. Yapım, birebir yaşanmış bir tarihin belgesel niteliğinde aktarımı olmaktan ziyade, tarihi gerçekliklerin kurgusal bir anlatımla harmanlandığı epik bir dönem dizisi olarak öne çıkıyor. Başrollerini Akın Akınözü, Merjem Siljak ve Simay Barlas'ın paylaştığı yapımın zengin oyuncu kadrosunda Ayça Bingöl, Cem Bender, Halil İbrahim Ceyhan, Ferit Kaya, Ceren Benderlioğlu, Emrah Altıntoprak ve Murat Serezli gibi başarılı isimler yer alıyor. Her karakterin kendi içindeki derinlikli hikayesi, dizinin temposunu ve izleyici üzerindeki etkisini artırıyor.
