Manisa'nın Demirci ilçesi, tarımsal zenginliklerine bir yenisini daha ekleyerek adından söz ettiriyor. Kiraz, hünnap, badem, ceviz ve meşhur Figani Efendi Eriği ile bilinen bölge, şimdilerde yöre halkının çeşni olarak adlandırdığı atalık domateslerin hasat heyecanını yaşıyor. İlçe merkezinin yanı sıra Kerpiçlik, Yiğitler, Sağnıç, Kazancı, Sevinçler ve Hoşçalar gibi 30 farklı kırsal mahallede, yaklaşık 2 bin dekar alanda üretilen bu özel domates, alışılmışın dışında bir yetiştirme yöntemiyle dikkat çekiyor. Fidanların toprağa dikildiği ilk gün verilen can suyu haricinde hiçbir şekilde sulanmayan bu ürünler, tamamen doğal süreçlerle olgunlaşıyor.

Doğal yöntemlerle gelen yüksek rekolte
Demirci'de yıllık yaklaşık 6 bin tonluk bir domates üretimi gerçekleştiriliyor ve bu üretimin yarısına yakını, tek başına Kerpiçlik Mahallesi'nden sağlanıyor. Sadece bu mahallede yılda 3 bin tonluk bir rekolte elde ediliyor. Üretim sürecinde zirai ilaç kullanımı tamamen reddedilirken, sadece hayvan gübresiyle beslenen topraklar, domatesin lezzetini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt, çiftçilerin yüksek gelir elde etmesi ve ürün kalitesini koruması adına her aşamada teknik ve saha desteği verdiklerini ifade ediyor. Şenyurt, ilçedeki 2 bin dekar alanda gerçekleşen 6 bin tonluk üretimin büyük bir kısmının bu susuz çeşni türünden oluştuğunu vurguluyor.

Ata tohumunun dayanıklılık sırrı
Üretici İsmail Yalçın, bu domateslerin neden bu kadar tercih edildiğini, atalık tohumların gücüne ve yetiştirme disiplinine bağlıyor. Fidan dikiminden sonra suyla temasını tamamen kestiklerini belirten Yalçın, düzenli ot temizliği ve dip çapasıyla ürünün gelişimini desteklediklerini anlatıyor. Temmuz ayında başlayan hasat dönemi, kasım ayı sonuna kadar büyük bir titizlikle devam ediyor. Bu domateslerin en büyük özelliği ise raf ömrü; açık havada 10-15 gün, buzdolabında ise bir ay boyunca tazeliğini ilk günkü gibi koruyabiliyor. Bu dayanıklılık, ürünün Türkiye'nin dört bir yanından talep görmesinin temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Sosyal medya üzerinden gelen yoğun ilgi
Kerpiçlik Mahallesi Muhtarı Şükrü Demiröz, 150 hanenin geçim kaynağı olan bu domateslerin, hibrit olmayan saf ata tohumu olduğunu belirtiyor. Pazar sıkıntısı yaşamadıklarını ifade eden Demiröz, çevre illerin yanı sıra sosyal medya aracılığıyla gelen yoğun taleplere yetişmekte zorlandıklarını dile getiriyor. Kasım ayında henüz kızarmamış olan domatesleri köküyle birlikte söküp saplarından asma yöntemi, bölgeye has geleneksel bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Asılı haldeyken bahçedeymiş gibi olgunlaşmaya devam eden domatesler, tüketicinin sofrasına ulaştığında taptaze bir lezzet sunuyor. Bu geleneksel yöntem, hem ürünün ziyan olmasını engelliyor hem de kış aylarında bile taze domates tüketimine olanak tanıyor.




