Giresun'un Görele ilçesine bağlı Karlıbel köyü ile Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü sakinleri, bölgelerinde yapılması planlanan IV. Grup maden arama faaliyetlerine karşı başlattıkları hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Alagöz Madencilik tarafından yarma ve sondaj yöntemiyle yürütülmesi hedeflenen bu çalışmalara karşı daha önce açılan davalarda, mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması ve ardından iptal kararları verilmişti. Ancak hukuki süreç, proje alanında sondaj yapılmasının önünü açtığı iddia edilen ve ÇED muafiyetlerinin geçerli olduğuna dair yeni bir idari işlemin tesis edilmesiyle yeniden hareketlendi.
Mahkeme salonunda çevre mücadelesi
Söz konusu yeni idari işlemin iptali talebiyle açılan davanın duruşması, Giresun İdare Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Duruşma salonunda, bölgenin ekolojik dengesini korumak isteyen köylülerin avukatları, Giresun Çevre ve Doğa Derneği temsilcileri ile Tirebolu Çevre, Kültür ve Turizm Derneği üyeleri hazır bulundu. Tarafların savunmalarını ve beyanlarını detaylı bir şekilde dinleyen mahkeme heyeti, dava dosyasını incelemeye alırken, nihai kararın önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Bölge halkı, yaşam alanlarını korumak için yargıdan çıkacak sonucu umutla bekliyor.
Geçmişteki kirlilik cezası dikkat çekiyor
Şirketin bölgedeki faaliyetleri sadece Görele ve Tirebolu ile sınırlı kalmıyor. Daha önce Giresun'un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyü sınırlarında bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme çalışmaları yürüten aynı şirkete, ciddi bir idari yaptırım uygulanmıştı. Çatalağaç Deresi'nde meydana gelen kirliliğin sorumlusu olarak gösterilen Alagöz Madencilik'e, ilgili kurumlar tarafından 2 milyon 517 bin lira tutarında idari para cezası kesilmişti. Çevre kirliliğine neden olduğu tespit edilen yeraltı galerisi ise gerekli güvenlik ve çevre tedbirleri alınıncaya kadar faaliyetten men edilerek kapatılmıştı. Bu durum, köylülerin maden faaliyetlerine karşı duyduğu endişeyi daha da artırıyor.
Doğal yaşamın korunması için kararlı duruş
Bölge halkı, maden arama faaliyetlerinin tarım arazilerine, su kaynaklarına ve yerel ekosisteme verebileceği zararlardan büyük endişe duyuyor. Hukuki süreç devam ederken, çevreci dernekler ve yerel halk, doğanın korunması adına seslerini yükseltmeye devam ediyor. Mahkemenin vereceği karar, sadece Karlıbel ve Sekü köyleri için değil, bölgedeki diğer çevre koruma mücadeleleri için de emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor. Hukuk mücadelesi, doğa savunucularının kararlı takibiyle yakından izlenmeye devam ediyor.