Manisa Ovası'nda hasat mevsiminin en kritik aşaması olan kurutma süreci, üreticiler için adeta bir yaşam mücadelesine dönüşmüş durumda. Bağlardan büyük bir titizlikle toplanan Sultaniye cinsi çekirdeksiz üzümler, güneşin altında kuruması için tarlalara seriliyor. Ancak bu süreç, sadece hava koşullarıyla değil, aynı zamanda dış tehditlerle de mücadele etmeyi gerektiriyor. Üreticiler, yaklaşık iki hafta süren kurutma döneminde ürünlerini hırsızlık olaylarından ve bölgedeki yabani hayvanların verebileceği zararlardan korumak amacıyla gece gündüz demeden tarlaların başında bekliyor.

Bir yıllık emeğin korunması
Saruhanlı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Okur, çiftçinin yaşadığı zorlukları dile getirirken, üzümün sofralara gelene kadar geçirdiği 11 aylık sürece dikkat çekiyor. Okur, toprağa düşen her bir tanenin bile büyük bir emekle toplandığını belirterek, tırnaklarla kazınarak elde edilen bu ürünün başkaları tarafından çalınmasına tahammüllerinin olmadığını vurguluyor. Üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, ürünün korunması konusundaki hassasiyeti daha da artırıyor. Okur, maliyetlerin geçen yıla oranla yüzde 40 ile 50 arasında arttığını, buna karşın üzüm fiyatlarının 120 liradan 75 liraya kadar gerilediğini ifade ederek, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savunuyor.

Gece gündüz süren zorlu mesai
Adiloba Mahallesi'nde çiftçilik yapan Halil Kolcu ise yaşadıkları durumu, gündüz bağda çalışıp gece sergide uyumak olarak özetliyor. Bir yıl boyunca büyük fedakarlıklarla yetiştirdikleri üzümlerin çalınmaması için tüfekle nöbet tutmak zorunda kaldıklarını belirten Kolcu, çiftçilik yapmanın her geçen gün daha da zorlaştığını dile getiriyor. Üreticiler, ürünlerinin değerinde satılabilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasaya girmesini ve en az 120 lira seviyesinde bir alım fiyatı belirlenmesini bekliyor.

Ekonomik beklentiler ve piyasa kaygısı
Üreticilerin tüfekli nöbeti, sadece hırsızlık korkusundan değil, aynı zamanda ürünün değerini koruma arzusundan da kaynaklanıyor. Piyasadaki fiyat belirsizliği ve artan üretim maliyetleri, çiftçiyi daha savunmasız bırakıyor. Tarlada yatarak ürününü bekleyen üretici, hem doğaya hem de ekonomik şartlara karşı direniyor. Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Okur, piyasanın düzenlenmesi için acil müdahale çağrısında bulunurken, üreticilerin tek isteğinin bir yıllık emeğin karşılığını alabilmek olduğunu belirtiyor. Manisa Ovası'ndaki bu tüfekli nöbet, tarımsal üretimin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve ekonomik bir yük olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.


