Mezopotamya Ovası'na tepeden bakan, taş evleriyle ünlü Mardin'in güzelliği artık havadan da belgeleniyor. Gündüz ışığında altın sarısı parlayan kent, gece olunca bambaşka bir siluete bürünüyor. Dronla kaydedilen görüntüler, bu iki farklı atmosferi bir arada gözler önüne seriyor.
Gündüz çekimlerde gözler kentin simgesi olan taş dokuda
Görüntülerde gündüz saatlerinde kentin dar sokakları ve birbirine yaslanan taş evler öne çıkıyor. Güneşin vurduğu cepheler, Mardin'e özgü o meşhur altın sarısı rengi ortaya çıkarıyor. Ulu Cami'nin minaresi ve Zinciriye Medresesi'nin kubbeleri, ovanın uçsuz bucaksızlığıyla bütünleşiyor. Bu manzara, şehrin tarihi dokusunun ne kadar sağlam korunduğunu da kanıtlıyor.
Gece ışıklarıyla kent ikinci bir hayata uyanıyor
Güneş battığında ise sahne değişiyor. Tarihi yapıları aydınlatan ışıklar, Mardin Kalesi'ni ve çevresindeki evleri adeta bir tabloya dönüştürüyor. Gecenin karanlığında parlayan bu siluet, ovanın üzerinde adeta bir ışık adası gibi duruyor. Gündüzün sakinliğinin yerini alan bu görsel şölen, kentin turistik cazibesini gözler önüne seriyor. Bu kareler, hem yerli hem yabancı ziyaretçiler için Mardin'i görmek için yeni bir neden oluşturuyor.