Dünya genelinde iklim değişikliği ve deniz suyu sıcaklıklarındaki yükseliş, artık sadece bir tartışma konusu değil, gündelik hayatımızı doğrudan tehdit eden bir gerçeğe dönüşüyor. Uzmanlar, son 150 yılın en güçlü El Nino sürecine girdiğimizi ve önümüzdeki 10 yıl içinde hava sıcaklıklarının 1,5 derecelik kritik sınırı aşacağını öngörüyor.

Ekstrem hava olayları kapıda
İstanbul Nişantaşı Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, atmosfer ısısındaki bu hızlı yükselişin sadece sıcak hava dalgalarını değil; taşkın, kuraklık ve orman yangınları gibi felaketleri de beraberinde getireceğini vurguluyor. Özellikle Akdeniz'in batı kesiminde deniz suyu sıcaklıklarının 7-8 derece birden artması, kıyı bölgelerde şiddetli yağışların, iç kesimlerde ise ciddi kuraklıkların habercisi olarak değerlendiriliyor.

Şehirlerimizi nasıl etkileyecek
Bu değişim sadece doğayı değil, yaşam alanlarımızı da dönüştürüyor. Kentsel altyapıların yeni iklim koşullarına göre yeniden tasarlanması gerektiğini belirten uzmanlar, şehirlerde taşkınlara, kırsalda ise kuraklığa bağlı ekonomik kayıplara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini hatırlatıyor. Peki, önümüzdeki yıllarda bu aşırı hava olaylarına karşı bireysel ve toplumsal olarak ne kadar hazırız?





