Karadeniz’de yaşanan çatışmalar, bölge üzerinden yürütülen ticareti ve denizcilerin can güvenliğini ciddi bir riske sokuyor. Uzmanlar, hem ihracat hem de ithalat süreçlerinin aksamaması için acil bir çözüm bekliyor. Samsun gibi stratejik liman kentleri, bu belirsizlikten doğrudan etkileniyor.
GÜVENLİK RİSKİ TİCARETİ KİLİTLİYOR
Karadeniz’deki saldırılar, bölgedeki lojistik faaliyetleri doğrudan felç ediyor. Artan sigorta ve navlun maliyetleri, birçok firmanın seferlerini iptal etmesine yol açıyor. Samsun merkezli firmalar bile güvenlik endişeleriyle Karadeniz rotasından çekilmek zorunda kalıyor. Alternatif güzergâhlar ise yüksek tonajlı yükleri taşımak için ne yazık ki yeterli kapasiteye sahip değil. Tuna Nehri veya kara yolu seçenekleri, hem maliyetleri artırıyor hem de zaman kaybı yaratıyor.
YENİ BİR ANLAŞMA ARAYIŞI
Rusya ve Ukrayna ile olan dış ticaret hacmimiz, bu yıl yaklaşık yüzde 5 oranında geriledi. Eğer güvenlik riskine karşı kalıcı bir adım atılmazsa, gıda ve enerji arzında daha büyük bir darboğaz yaşanabilir. Uzmanlar, 2022'deki gibi sürdürülebilir bir deniz koridorunun, ticaretin devamlılığı için tek çıkış yolu olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin bu süreçte üstlendiği arabulucu rolü, sadece ekonomi için değil, bölgedeki savaşın etkilerini hafifletmek için de kritik bir önem taşıyor.