Osmaniye’de yaşayan 77 yaşındaki İsmail Turan, çocuk yaşta adım attığı atölyesinde bugün çocuklarıyla birlikte çalışmaya devam ediyor. Alibekirli Mahallesi’ndeki tek odalı dükkanında yılların birikimini aktaran Turan, mesleğini bir yaşam biçimi olarak görüyor. 10 yaşındayken Kahramanmaraş’ta çıraklığa başlayan usta, ustasının kendisine öğrettiği "üretkenlik" felsefesini hala yaşatıyor.
EMEĞİN ÇELİĞE KATTIĞI DEĞER
Turan, günümüzdeki seri üretim anlayışının el emeğinin yerini tutamayacağını savunuyor. Eski usulde örs üzerinde çekiçle dövülen demirin "idman yapmış bir sporcu gibi" daha güçlü hale geldiğini belirten usta, fabrikasyon bıçakların el yapımı olanlar kadar uzun ömürlü ve keskin olmadığını ifade ediyor. Ona göre bir bıçağın kalitesi, ustanın ona harcadığı alın teriyle doğru orantılı artıyor.
GENÇLERE MESLEK ÇAĞRISI
İsmail Turan, günümüzde gençlerin zanaat öğrenmeye karşı isteksiz olmasından yakınıyor. Her şeyin hazır olarak sunulmasının üretkenliği öldürdüğünü dile getiren usta, gençlere kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için mutlaka bir el sanatı edinmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Kendi çocuklarına da bu mesleği öğreten Turan, bir sanatı öğrenmenin insanın hayattaki her türlü zorluğu aşmasını sağlayan bir anahtar olduğunu vurguluyor.