Rize'de yaşayan 78 yaşındaki Şaban Akçay, emeklilik günlerini sadece bir keser kullanarak geçirdiği ahşap işçiliğiyle anlamlı kılıyor. Kayıkhanesinde kendine ait küçük bir atölye kuran Akçay, dut ağacı kütüklerini yontarak geçmişe yolculuk yapıyor.
Bir keserle başlayan serüven
Akçay'ın hikayesi, çocukluğunda bizzat kullandığı tahta arabaları hatırlamasıyla başladı. Eskiden yokuş aşağı kaydıkları o basit ama eğlenceli arabaların benzerlerini şimdi minyatür olarak üretiyor. Yaptığı işi sadece bir oyuncak üretimi olarak görmüyor; kendi deyimiyle gençliğini gözlerinin önüne seriyor.
Hobiden gelen yeni ürünler
Yıllar önce arkadaşlarıyla yarıştığı tahta arabaların tekerleklerine sürdükleri yağları dahi unutmayan Akçay, ustalığını ilerletti. Artık sadece araba değil; kamyonet figürleri ve dekoratif gece lambaları da tasarlıyor. Emekli bir balıkçı olarak vaktinin geri kalanını denizle ve bu atölyedeki ahşap parçalarıyla geçiriyor.
Peki bu üretim süreci sadece bir hobi mi yoksa bir yaşam tarzı mı? Akçay, dut ağacından çıkan her parçanın ona eski günlerin huzurunu verdiğini söylüyor. Emeklilikte boş durmak yerine üretmeye devam etmenin, zihni dinç tutmanın en iyi yolu olduğu görülüyor.