Ankara'da bulunan LÖSANTE Hastanesi, geçtiğimiz günlerde alışılmışın dışında bir coşkuya sahne oldu. Henüz dokuz yaşında olan Rizeli Dursun Ali Keskin, iki yıl boyunca süren zorlu bir sağlık mücadelesinin ardından, hayalini kurduğu horon kıyafetlerini giyerek hastane kapısından adımını attı. Turuncu balonların gökyüzüne bırakıldığı ve horon ekibinin gösterisiyle taçlanan bu özel an, sadece küçük Dursun Ali için değil, aynı zamanda lösemiyle savaşan tüm çocuklar için bir umut ışığı oldu. İki yıl içinde geçirdiği iki ayrı ilik nakliyle hastalığı ikinci kez mağlup etmeyi başaran Dursun Ali, sağlık çalışanlarının alkışları eşliğinde ailesine kavuşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşadı.

İki Yıllık Zorlu Mücadele ve İkinci Şans
Dursun Ali'nin hikayesi, iki yıl önce halsizlik, yorgunluk ve burun kanaması gibi belirtilerle başladı. Ailesi tarafından hastaneye götürüldüğünde konulan Akut Lenfoblastik Lösemi tanısı, ailenin dünyasını bir anda değiştirdi. Tedavi süreci, Ankara'daki LÖSANTE Hastanesi'nde kemoterapi ile başladı ve ardından ilik nakli kararı alındı. İlk nakil 3 Mart 2025 tarihinde gerçekleşmiş olsa da, hastalık 2026 yılının Ocak ayında yeniden nüksetti. Ancak aile ve sağlık ekibi, umutlarını bir an olsun kaybetmedi. 28 Temmuz tarihinde, başka bir donörden alınan kök hücrelerle gerçekleştirilen ikinci nakil, Dursun Ali için yeni bir başlangıç oldu. Anne Fatma Nur Keskin, bu sürecin psikolojik olarak çok yıpratıcı olduğunu ancak hastane personelinin desteğiyle ayakta kaldıklarını ifade etti.

Donör Olmanın Hayat Kurtarıcı Gücü
Anne Fatma Nur Keskin, yaşadıkları süreci anlatırken donörlerin önemine vurgu yaptı. Aile içinde uyumlu bir donör bulunamaması nedeniyle dışarıdan gelen desteklerin hayati önem taşıdığını belirten anne, 18-35 yaş arası sağlıklı bireyleri kan vererek bir çocuğun hayatına dokunmaya çağırdı. Dursun Ali'nin ikinci nakilde yüzde 90 ile 100 arasında uyum sağlayan bir donör bulması, tedavi başarısında kilit rol oynadı. Yaklaşık 50 gün boyunca Kemik İliği Transplantasyonu katında izole bir şekilde tedavi gören Dursun Ali, bu süre zarfında doktorların ve hemşirelerin sağladığı moral desteğiyle hayata tutundu. Baba Zafer Keskin ise oğlunun hastalığını öğrendikleri dönemin, sünnet düğününe sadece 16 gün kala gerçekleştiğini hatırlatarak, yaşadıkları büyük üzüntünün yerini şimdi tarif edilemez bir sevince bıraktığını dile getirdi.

Gelecek Hayalleri ve Doktor Olma Arzusu
Hastaneden taburcu olurken oldukça neşeli görünen Dursun Ali, büyüdüğünde kendisi gibi lösemiyle savaşan çocuklara şifa dağıtmak için doktor olmayı hedeflediğini belirtti. Tedavi sürecinde hayalini kurduğu horon kıyafetini giymenin sevincini yaşayan küçük çocuk, artık LÖSEV köy evinde vakit geçirmeyi, parklarda oynamayı ve ailesiyle birlikte Karadeniz turuna çıkmayı planlıyor. Baba Zafer Keskin, oğlunun doğa kampı yapma isteğini gerçekleştirmek için sabırsızlandıklarını ifade ederken, ailenin tek dileği bu zorlu sürecin artık tamamen geride kalması. Dursun Ali'nin kendi sözleriyle, kimsenin umudunu kaybetmemesi gerektiği ve savaşarak her türlü hastalığın yenilebileceği mesajı, hastane koridorlarında yankılanan en güçlü ses oldu.




