Tatil döneminin getirdiği esnek yaşam tarzı, çocukların uyku saatlerinin gece geç saatlere kaymasına neden oldu. Ancak okul zili çalmaya yaklaştığında, bu düzeni bir gecede değiştirmeye çalışmak çoğu zaman başarısızlıkla sonuçlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, ebeveynlerin bu süreci yönetirken aceleci davranmaması gerektiğini vurguluyor. Çocuğun biyolojik saatinin yeni bir tempoya uyum sağlaması için en sağlıklı yöntemin, yatış ve kalkış saatlerini her gün 15-30 dakikalık küçük dilimlerle erkene çekmek olduğunu belirtiyor.
Biyolojik saati okul temposuna hazırlama sanatı
Okulun başlamasına bir hafta veya on gün kala başlatılacak bu kademeli geçiş, çocuğun okulun ilk gününe çok daha zinde başlamasını sağlıyor. Dr. Özkavaklı, sabahları aynı saatte kalkmanın ve günün erken saatlerinde gün ışığı almanın, vücudun uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemede en etkili yöntemlerden biri olduğunu ifade ediyor. Yeterli uykunun sadece bir süre meselesi olmadığını, aynı zamanda dikkat, hafıza ve öğrenme süreçleri üzerinde doğrudan bir belirleyici olduğunu hatırlatan uzmanlar, uykusuzluğun çocuklarda her zaman yorgunluk olarak değil, bazen aşırı hareketlilik veya dürtüsellik şeklinde de ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.
Ekran ışığı ve zihinsel uyarılma engeli
Uykuya dalmayı zorlaştıran en büyük etkenlerden biri ise gece geç saatlere kadar süren ekran kullanımı. Tablet, telefon veya televizyonun yaydığı ışık, uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını geciktirerek çocuğun uykuya geçişini güçleştiriyor. Bunun yanı sıra, oyunlar veya sosyal medya içerikleri çocuğun zihinsel uyarılmışlığını artırarak yatağa gitme isteğini azaltıyor. Dr. Özkavaklı, uyku öncesindeki son bir saatin tamamen ekransız geçirilmesini öneriyor. Bu süreci bir yasaklama dönemi olarak değil, günün yorgunluğunu atıp uykuya hazırlanılan sakin bir rutin olarak kurgulamak, aile içindeki uyumu da artırıyor.

Hafta sonu esnekliğinde dengeyi korumak
Okul dönemi başladığında ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri de hafta sonu uyku saatleri oluyor. Hafta içi ile hafta sonu arasında birkaç saati aşan farklar, çocuklarda adeta küçük bir jet-lag etkisi yaratıyor. Pazar günü öğlene kadar uyuyan bir çocuğun, pazar akşamı erken uyuması ve pazartesi sabahı dinlenmiş kalkması neredeyse imkansız hale geliyor. Uzmanlar, hafta sonlarında bir miktar esneklik payı bırakılsa da, bu farkın 1-2 saati geçmemesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, yeterli süre uyumasına rağmen gün içinde sürekli uykulu olan veya sabahları uyanmakta aşırı zorlanan çocuklarda, horlama veya nefes duraklaması gibi uyku kalitesini bozan faktörlerin mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiği uyarısında bulunuluyor.