Sağlık çalışanları, Turgut Özal Tıp Merkezi önünde bir araya gelerek çalışma şartlarına ve ekonomik kayıplarına dikkat çekti. Hastanedeki ağır iş yükü ve yetersiz kadro sayıları, personeli hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorluyor.

Personel açığı iş yükünü artırıyor
HEP-SEN Genel Başkanı Yunus Şimşek, Türkiye'deki hemşirelerin Fransa'dakine kıyasla üç kat daha fazla iş yüküyle çalıştığını vurguladı. 300 kişilik ihtiyaç duyulan kadroya sadece 92 kişinin atanması, mevcut personelin yıllık izinlerini bile kullanamamasına neden oluyor. Deneyimli sağlık çalışanları, sürekli nöbet ve fazla mesai yüzünden meslekten soğuyor.

Düşük ödemeler geçimi zorlaştırıyor
Turgut Özal Tıp Merkezi'nin dünya çapında başarılara imza attığını belirten sendika yönetimi, buna karşılık sağlık çalışanlarına verilen teşvik ödemelerinin oldukça düşük kaldığını dile getirdi. Şimşek, hastanede verilen ek ödemelerin onur kırıcı olduğunu ifade etti. Malatya'da artan kira fiyatları ve yaşam maliyeti karşısında sağlık emekçileri, temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor.

Bundan sonra ne olur?
Sendika temsilcileri, sadece ücret artışı değil, sağlık sisteminin tıkanmaması için acil personel alımı talep ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu bölgeye yönelik yeni bir kadro planlaması yapıp yapmayacağı ise merak konusu. Eğer eksiklikler giderilmezse, sağlık hizmetlerinin kalitesinde ciddi düşüşler yaşanması kaçınılmaz görünüyor.